snap
//snæp//
Çeviri
ani sinirlenme, patlama, kontrolden çıkma
Tanım
Snap, bir kişinin aniden ve kontrolünü kaybederek, genellikle baskı, stres veya tahriş sonucu sinirlenmesi, öfkelenmesi durumunu ifade eder. Bu kullanımda, uzun süre biriken gerginliğin bir anda dışa vurulması, bir kopma noktasına gelinmesi anlamındadır. Daha çok günlük konuşma dilinde ve gayriresmi bağlamlarda kullanılır. Kişinin sakinliğini ve mantıklı düşünme yetisini kaybedip, duygusal bir tepki vermesi olarak tanımlanabilir.
Örnek
“After months of constant pressure at work, he finally snapped and yelled at his boss.”
Aylarca süren iş yerindeki sürekli baskıdan sonra, sonunda ani sinirlenerek patladı ve patronuna bağırdı.
“I'm worried she might snap if we keep asking her so many questions.”
Ona bu kadar çok soru sormaya devam edersek, kontrolden çıkıp patlayabileceğinden endişeliyim.
“The constant noise from the construction site made him snap.”
İnşaat alanından gelen sürekli gürültü onun ani sinirlenmesine neden oldu.
“Everyone has a breaking point, and yesterday, I reached mine and snapped.”
Herkesin bir dayanma sınırı vardır ve dün ben de sınırıma geldim ve patladım.
“She's been so calm throughout the crisis, but I fear she's about to snap.”
Kriz boyunca çok sakin davrandı, ama ani sinirlenme noktasına gelmek üzere olduğundan korkuyorum.
“The relentless criticism finally caused the usually patient teacher to snap.”
Amansız eleştiriler, sonunda genellikle sabırlı olan öğretmenin kontrolden çıkmasına yol açtı.
“He didn't just get angry; he completely snapped and started throwing things.”
Sadece sinirlenmedi; tamamen kontrolden çıktı ve eşyaları fırlatmaya başladı.
“Watching her snap like that was frightening; it was so out of character.”
Onun o şekilde ani sinirlenmesini izlemek korkutucuydu; bu onun karakterine hiç uymuyordu.
“The stress of the exams built up until she snapped and had to take a break.”
Sınavların stresi, onun patlayıp bir mola vermek zorunda kalana kadar birikti.
“You could see the tension in his eyes just before he snapped.”
Ani sinirlenmeden hemen önce gözlerindeki gerginliği görebiliyordun.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1kırmak, koparmak (sesle)Bu anlama git
- B2ani hareket, fotoğraf çekmekBu anlama git
- C1ani sinirlenme(bu sayfa)