snap

//snæp//

Fiiller
C1

Çeviri

ani sinirlenme, patlama, kontrolden çıkma

Tanım

Snap, bir kişinin aniden ve kontrolünü kaybederek, genellikle baskı, stres veya tahriş sonucu sinirlenmesi, öfkelenmesi durumunu ifade eder. Bu kullanımda, uzun süre biriken gerginliğin bir anda dışa vurulması, bir kopma noktasına gelinmesi anlamındadır. Daha çok günlük konuşma dilinde ve gayriresmi bağlamlarda kullanılır. Kişinin sakinliğini ve mantıklı düşünme yetisini kaybedip, duygusal bir tepki vermesi olarak tanımlanabilir.

Örnek

  • After months of constant pressure at work, he finally snapped and yelled at his boss.

    Aylarca süren iş yerindeki sürekli baskıdan sonra, sonunda ani sinirlenerek patladı ve patronuna bağırdı.

  • I'm worried she might snap if we keep asking her so many questions.

    Ona bu kadar çok soru sormaya devam edersek, kontrolden çıkıp patlayabileceğinden endişeliyim.

  • The constant noise from the construction site made him snap.

    İnşaat alanından gelen sürekli gürültü onun ani sinirlenmesine neden oldu.

  • Everyone has a breaking point, and yesterday, I reached mine and snapped.

    Herkesin bir dayanma sınırı vardır ve dün ben de sınırıma geldim ve patladım.

  • She's been so calm throughout the crisis, but I fear she's about to snap.

    Kriz boyunca çok sakin davrandı, ama ani sinirlenme noktasına gelmek üzere olduğundan korkuyorum.

  • The relentless criticism finally caused the usually patient teacher to snap.

    Amansız eleştiriler, sonunda genellikle sabırlı olan öğretmenin kontrolden çıkmasına yol açtı.

  • He didn't just get angry; he completely snapped and started throwing things.

    Sadece sinirlenmedi; tamamen kontrolden çıktı ve eşyaları fırlatmaya başladı.

  • Watching her snap like that was frightening; it was so out of character.

    Onun o şekilde ani sinirlenmesini izlemek korkutucuydu; bu onun karakterine hiç uymuyordu.

  • The stress of the exams built up until she snapped and had to take a break.

    Sınavların stresi, onun patlayıp bir mola vermek zorunda kalana kadar birikti.

  • You could see the tension in his eyes just before he snapped.

    Ani sinirlenmeden hemen önce gözlerindeki gerginliği görebiliyordun.

Eş anlamlılar

patlama
kontrolden çıkma
köpürme
çıldırma

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

expose

ifşa etmek, açığa vurmak

Fiiller

Expose, bir sırrı, gizli bir gerçeği veya utanç verici bir durumu kasıtlı olarak ortaya çıkarmak ve kamuoyuna duyurmak anlamına gelir. Bu fiil genellikle olumsuz veya hassas bilgilerin açığa çıkarılma…

lump

birleştirmek, toplamak

Fiiller

Lump fiili, bu bağlamda birbirine benzeyen veya aynı kategorideki şeyleri tek bir grup, kategori veya bütün halinde birleştirmek anlamına gelir. Genellikle farklılıkları göz ardı ederek veya ayrıntıla…

minister

papaz (Protestan)

İsimler

Minister, özellikle Protestan mezheplerinde kilise hizmeti veren, dini törenleri yöneten ve cemaate rehberlik eden din adamıdır. Katolik ve Ortodoks geleneklerindeki 'rahip' veya 'peder' terimlerinden…

object

itiraz etmek

Fiiller

Object fiili, bir şeye karşı çıkmak, onaylamamak veya bir durumu kabul etmemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya günlük konuşmalarda, bir kişinin bir fikre, plana veya eyleme karşı olduğunu…

observe

belirtmek, söylemek, ifade etmek

Fiiller

Observe fiili, bir görüş veya yorumu resmi veya düşünceli bir şekilde ifade etmek anlamında kullanılır. Genellikle bir konuşma veya tartışma sırasında, kişinin gözlemlerine dayanarak bir noktayı vurgu…

oppose

karşı koymak, itiraz etmek, engel olmaya çalışmak

Fiiller

Oppose, bir fikre, plana, eyleme veya kişiye karşı çıkmak, direnmek veya onu engellemeye çalışmak anlamına gelen bir fiildir. Genellikle resmi veya güçlü bir itirazı ifade eder. Bu kelime, bir kişinin…

pile

yığmak, istiflemek

Fiiller

Pile fiili, genellikle düzensiz veya özensiz bir şekilde, bir şeyleri üst üste koyarak biriktirmek, yığın oluşturmak anlamına gelir. Bu eylem, nesnelerin düzenli bir istiften ziyade, çoğunlukla karışı…

pine

özlemek, hasret çekmek

Fiiller

'Pine' fiili, genellikle 'pine for' veya 'pine away' şeklinde kullanılarak, bir kişiye, yere veya geçmiş bir duruma karşı yoğun ve acı verici bir özlem duymayı ifade eder. Bu duygu, kişinin mutsuz olm…

pitch

zift

İsimler

Pitch, özellikle kömür veya odun gibi organik maddelerin damıtılmasıyla elde edilen, koyu renkli, yapışkan ve su geçirmez bir malzemedir; zift veya katran olarak bilinir. Genellikle çatı kaplama, su y…

poison

zehirlemek

Fiiller

Poison kelimesi, fiziksel bir madde olarak zehir anlamının yanı sıra, mecazi olarak bir şeyi yıkıcı veya zararlı hale getirmek, bozmak anlamında da kullanılır. Bu kullanımda, bir ilişkiyi, ortamı, düş…