object

//ˈɑːb.dʒɪkt//

Fiiller
C1

Çeviri

itiraz etmek

Tanım

Object fiili, bir şeye karşı çıkmak, hoşnutsuzluğu veya anlaşmazlığı sözlü olarak ifade etmek anlamına gelir. Genellikle resmi veya ciddi bağlamlarda, bir öneriye, karara veya duruma karşı gerekçeli bir şekilde sesini yükseltmek için kullanılır. Bu kullanımda, bir şeyi reddetme veya onaylamama eylemini belirtir ve genellikle 'to' edatı ile birlikte kullanılır. Örneğin, bir toplantıda bir plana karşı çıkmak veya bir mahkemede bir iddiaya itiraz etmek bu fiilin tipik kullanımlarıdır.

Örnek

  • Several board members objected to the proposed budget cuts.

    Birkaç yönetim kurulu üyesi, önerilen bütçe kesintilerine itiraz etti.

  • If no one objects, we will proceed with the plan as discussed.

    Kimse itiraz etmezse, tartışıldığı gibi planla devam edeceğiz.

  • The defense attorney objected to the prosecutor's line of questioning.

    Savunma avukatı, savcının sorgulama tarzına itiraz etti.

  • I must object strongly to the unfair treatment of our staff.

    Personelimize yapılan adaletsiz muameleye şiddetle itiraz etmeliyim.

  • She objected on the grounds that the decision violated company policy.

    Kararın şirket politikasını ihlal ettiği gerekçesiyle itiraz etti.

  • Many residents objected to the construction of the new highway.

    Birçok sakin yeni otoyolun inşasına itiraz etti.

  • He did not object when they changed the meeting time.

    Toplantı saatini değiştirdiklerinde itiraz etmedi.

  • The ambassador formally objected to the sanctions imposed by the other country.

    Büyükelçi, diğer ülke tarafından uygulanan yaptırımlara resmen itiraz etti.

  • Do you have any reason to object to this witness testifying?

    Bu tanığın ifade vermesine itiraz etmek için bir nedeniniz var mı?

  • We object to the characterization of our actions as negligent.

    Eylemlerimizin ihmal olarak nitelendirilmesine itiraz ediyoruz.

Eş anlamlılar

karşı çıkmak
protesto etmek
muhalefet etmek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

tamper

karıştırmak, kurcalamak, tahrif etmek

Fiiller

Bir şeyi izinsiz, yanlış veya kötü niyetle değiştirmek, bozmak veya ona müdahale etmek. Genellikle belgeleri, kanıtları, mekanizmaları veya süreçleri yetkisiz bir şekilde değiştirerek orijinal halinde…

observe

gözlemlemek, belirtmek

Fiiller

'Observe' fiilinin C1 seviyesindeki bu kullanımı, bir şeyi fark etmek, yorum yapmak veya bir görüşü sözlü olarak ifade etmek anlamına gelir. Genellikle resmi veya düşünceli bir bağlamda, bir durumu an…

oppose

karşı koymak, engellemek

Fiiller

Oppose fiili, bir şeye aktif olarak direnmek, onun gerçekleşmesini veya ilerlemesini durdurmaya çalışmak anlamına gelir. Bu, bir fikre, plana, eyleme veya güce karşı çıkmayı, ona muhalefet etmeyi ve g…

pile

yığmak, istiflemek

Fiiller

Pile fiili, genellikle düzensiz veya özensiz bir şekilde, bir şeyleri üst üste koyarak biriktirmek, yığın oluşturmak anlamına gelir. Bu eylem, nesnelerin düzenli bir istiften ziyade, çoğunlukla karışı…

pine

özlemek, hasret çekmek

Fiiller

'Pine' fiili, genellikle 'pine for' veya 'pine away' şeklinde kullanılarak, bir kişiye, yere veya geçmiş bir duruma karşı yoğun ve acı verici bir özlem duymayı ifade eder. Bu duygu, kişinin mutsuz olm…

pitch

zift

İsimler

Pitch, özellikle kömür veya odun gibi organik maddelerin damıtılmasıyla elde edilen, koyu renkli, yapışkan ve su geçirmez bir malzemedir; zift veya katran olarak bilinir. Genellikle çatı kaplama, su y…

poison

zehirlemek

Fiiller

Poison kelimesi, fiziksel bir madde olarak zehir anlamının yanı sıra, mecazi olarak bir şeyi yıkıcı veya zararlı hale getirmek, bozmak anlamında da kullanılır. Bu kullanımda, bir ilişkiyi, ortamı, düş…

possess

etkisi altına almak

Fiiller

'Possess' fiilinin bu ileri seviye (C1) kullanımı, bir duygunun, düşüncenin veya ruh halinin bir kişiyi tamamen kontrol altına alması, ele geçirmesi anlamına gelir. Genellikle olumsuz, güçlü ve kontro…

presume

haddini aşmak, cüret etmek

Fiiller

Presume kelimesinin bu C1 seviyesindeki kullanımı, birinin kendine ait olmayan bir hak, yetki veya yakınlık derecesini kullanarak, uygunsuz bir şekilde bir şey yapmaya kalkışmasını ifade eder. Genelli…

prime

başbakan

İsimler

Başbakan, bir ülkenin hükümetinin başı olan ve genellikle yürütme yetkisini kullanan en yüksek siyasi makamdaki kişidir. Bu unvan, parlamenter sistemlerde yasama organına karşı sorumlu olan hükümet ba…