observe

//əbˈzɜːrv//

Fiiller
C1

Çeviri

gözlemlemek, belirtmek

Tanım

'Observe' fiilinin C1 seviyesindeki bu kullanımı, bir şeyi fark etmek, yorum yapmak veya bir görüşü sözlü olarak ifade etmek anlamına gelir. Genellikle resmi veya düşünceli bir bağlamda, bir durumu analiz edip bir sonuç çıkardıktan sonra söylenen sözleri aktarmak için kullanılır. Bir yorumda bulunmak, bir gerçeği dile getirmek veya bir gözlemi paylaşmak amacıyla kullanılabilir. Bu anlamıyla 'remark' veya 'comment' fiillerine yakındır.

Örnek

  • The analyst observed that the market trends were shifting rapidly.

    Analist, piyasa eğilimlerinin hızla değiştiğini gözlemledi (belirtti).

  • She observed that the plan, while ambitious, lacked a clear timeline.

    Planın hırslı olduğunu ancak net bir zaman çizelgesinden yoksun olduğunu belirtti.

  • Many historians have observed that such periods of conflict often lead to cultural exchange.

    Birçok tarihçi, bu tür çatışma dönemlerinin genellikle kültürel alışverişe yol açtığını gözlemlemiştir.

  • He dryly observed that the meeting could have been an email.

    Toplantının bir e-posta olabileceğini kuru bir şekilde söyledi.

  • It has been widely observed that remote work increases productivity for certain roles.

    Uzaktan çalışmanın belirli roller için verimliliği artırdığı yaygın şekilde belirtilmiştir.

  • The critic observed that the film's strength lay in its character development.

    Eleştirmen, filmin gücünün karakter gelişiminde yattığını ifade etti.

  • As one expert observed, the policy may have unintended consequences.

    Bir uzmanın da belirttiği gibi, politikanın istenmeyen sonuçları olabilir.

  • I couldn't help but observe that you seem more relaxed since your vacation.

    Tatilden beri daha rahat göründüğünü söylemeden edemedim.

  • The report observes a significant correlation between education levels and economic growth.

    Rapor, eğitim seviyeleri ile ekonomik büyüme arasında önemli bir ilişki olduğunu belirtiyor.

  • She astutely observed that trust is the foundation of any successful partnership.

    Güvenin her başarılı ortaklığın temeli olduğunu zekice gözlemledi (söyledi).

Eş anlamlılar

belirtmek
ifade etmek
dile getirmek
söylemek

Diğer anlamlar

  • B1
    gözlemlemek, izlemekBu anlama git
  • B2
    uygulamak, riayet etmek (kural, gelenek)Bu anlama git
  • C1
    söylemek, belirtmek (yorum)(bu sayfa)

İlgili kelimeler

tamper

karıştırmak, kurcalamak, tahrif etmek

Fiiller

Bir şeyi izinsiz, yanlış veya kötü niyetle değiştirmek, bozmak veya ona müdahale etmek. Genellikle belgeleri, kanıtları, mekanizmaları veya süreçleri yetkisiz bir şekilde değiştirerek orijinal halinde…

object

itiraz etmek

Fiiller

Object fiili, bir şeye karşı çıkmak, hoşnutsuzluğu veya anlaşmazlığı sözlü olarak ifade etmek anlamına gelir. Genellikle resmi veya ciddi bağlamlarda, bir öneriye, karara veya duruma karşı gerekçeli b…

oppose

karşı koymak, engellemek

Fiiller

Oppose fiili, bir şeye aktif olarak direnmek, onun gerçekleşmesini veya ilerlemesini durdurmaya çalışmak anlamına gelir. Bu, bir fikre, plana, eyleme veya güce karşı çıkmayı, ona muhalefet etmeyi ve g…

pile

yığmak, istiflemek

Fiiller

Pile fiili, genellikle düzensiz veya özensiz bir şekilde, bir şeyleri üst üste koyarak biriktirmek, yığın oluşturmak anlamına gelir. Bu eylem, nesnelerin düzenli bir istiften ziyade, çoğunlukla karışı…

pine

özlemek, hasret çekmek

Fiiller

'Pine' fiili, genellikle 'pine for' veya 'pine away' şeklinde kullanılarak, bir kişiye, yere veya geçmiş bir duruma karşı yoğun ve acı verici bir özlem duymayı ifade eder. Bu duygu, kişinin mutsuz olm…

pitch

zift

İsimler

Pitch, özellikle kömür veya odun gibi organik maddelerin damıtılmasıyla elde edilen, koyu renkli, yapışkan ve su geçirmez bir malzemedir; zift veya katran olarak bilinir. Genellikle çatı kaplama, su y…

poison

zehirlemek

Fiiller

Poison kelimesi, fiziksel bir madde olarak zehir anlamının yanı sıra, mecazi olarak bir şeyi yıkıcı veya zararlı hale getirmek, bozmak anlamında da kullanılır. Bu kullanımda, bir ilişkiyi, ortamı, düş…

possess

etkisi altına almak

Fiiller

'Possess' fiilinin bu ileri seviye (C1) kullanımı, bir duygunun, düşüncenin veya ruh halinin bir kişiyi tamamen kontrol altına alması, ele geçirmesi anlamına gelir. Genellikle olumsuz, güçlü ve kontro…

presume

haddini aşmak, cüret etmek

Fiiller

Presume kelimesinin bu C1 seviyesindeki kullanımı, birinin kendine ait olmayan bir hak, yetki veya yakınlık derecesini kullanarak, uygunsuz bir şekilde bir şey yapmaya kalkışmasını ifade eder. Genelli…

prime

başbakan

İsimler

Başbakan, bir ülkenin hükümetinin başı olan ve genellikle yürütme yetkisini kullanan en yüksek siyasi makamdaki kişidir. Bu unvan, parlamenter sistemlerde yasama organına karşı sorumlu olan hükümet ba…