observe

//əbˈzɜːrv//

Fiiller
B2

Çeviri

uygulamak, riayet etmek

Tanım

Observe kelimesi, bu anlamda bir kurala, geleneğe, yasaya veya dini bir törene uymak, onları yerine getirmek anlamına gelir. Resmi ve günlük dilde, bir gerekliliğe veya geleneksel bir uygulamaya bağlı kalmayı ifade eder. Örneğin, trafik kurallarına uymak, bir bayramı kutlamak veya bir anlaşmanın şartlarına sadık kalmak için kullanılır. Bu kullanım, pasif bir izleme değil, aktif bir şekilde bir dizi ilkeyi takip etme eylemidir.

Örnek

  • All drivers must observe the speed limits on this road.

    Tüm sürücüler bu yoldaki hız sınırlarına riayet etmelidir.

  • Our company strictly observes data protection regulations.

    Şirketimiz veri koruma düzenlemelerini sıkı bir şekilde uygular.

  • It is important to observe local customs when traveling abroad.

    Yurtdışına seyahat ederken yerel geleneklere uymak önemlidir.

  • The two countries agreed to observe a ceasefire during the holidays.

    İki ülke, tatiller boyunca bir ateşkese riayet etmeyi kabul etti.

  • Many families observe the tradition of having a large meal on Sunday.

    Birçok aile, Pazar günü büyük bir yemek yeme geleneğini uygular.

  • Employees are expected to observe the dress code in the office.

    Çalışanların ofiste kıyafet kurallarına uyması beklenir.

  • The treaty requires both sides to observe its terms for ten years.

    Antlaşma, tarafların on yıl boyunca şartlarına uymasını gerektirir.

  • We always observe a moment of silence on Remembrance Day.

    Anma Günü'nde her zaman bir dakikalık saygı duruşunu uygularız.

  • To maintain safety, everyone must observe the laboratory protocols.

    Güvenliği sağlamak için herkes laboratuvar protokollerine riayet etmelidir.

  • The religious community gathers to observe the annual festival.

    Dini topluluk, yıllık festivali uygulamak için bir araya gelir.

Eş anlamlılar

uymak
yerine getirmek
riayet etmek
saygı göstermek

Diğer anlamlar

  • B1
    gözlemlemek, izlemekBu anlama git
  • B2
    uygulamak, riayet etmek (kural, gelenek)(bu sayfa)
  • C1
    söylemek, belirtmek (yorum)Bu anlama git

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

accuse

suçlamak

Fiiller

Bir kişiyi bir suç veya yanlış bir eylem işlemekle itham etmek, onu bir kabahatle suçlu olarak göstermek. Resmi bir suçlama veya günlük konuşmada birini bir şeyden sorumlu tutmak anlamında kullanılır.

adapt

uyum sağlamak, adapte olmak

Fiiller

Bir şeyi yeni koşullara, durumlara veya ortamlara göre değiştirmek, ayarlamak veya kendini bu yeni şartlara alıştırmak. Bu süreç fiziksel, davranışsal veya zihinsel bir değişimi içerebilir.

alter

değiştirmek

Fiiller

Bir şeyin durumunu, biçimini, içeriğini veya görünümünü farklı bir hale getirmek, başka türlü yapmak. Genellikle küçük veya orta ölçekli değişiklikler için kullanılır, tamamen yeniden yapmaktan ziyade…

appoint

atamak

Fiiller

Bir kişiyi resmi olarak bir göreve, pozisyona veya işe getirmek; bir görev için seçmek ve tayin etmek. Ayrıca, bir toplantı veya randevu için zaman ve yer belirlemek anlamında da kullanılabilir.

assume

varsaymak, farz etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan kabul etmek veya bir durumun gerçekleşeceğini düşünerek hareket etmek. Ayrıca, bir rolü veya sorumluluğu üstlenmek anlamında da kullanılır.

assure

temin etmek, garanti etmek

Fiiller

Bir şeyin kesinlikle olacağına veya doğru olduğuna dair güvence vermek, söz vermek veya bir durumu garanti altına almak anlamına gelir. Bir kişiyi endişelerinden kurtarmak için güven vermek için de ku…

bind

bağlamak

Fiiller

Bir şeyi başka bir şeye fiziksel olarak sabitlemek, tutturmak veya bir arada tutmak için kullanılan fiil. Ayrıca, bir sözleşme veya yasal yükümlülük altına sokmak, mecazen bir duruma veya duyguya haps…