resist
//rɪˈzɪst//
Çeviri
direnmek, karşı koymak
Tanım
Resist, bir eyleme, etkiye, baskıya veya değişime karşı durmak, ona engel olmaya çalışmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir güce, bir alışkanlığa, bir cazibeye veya otoriteye karşı koyma durumlarında kullanılır. Örneğin, bir kişi bir hastalığa karşı direnebilir, bir cazibeye karşı koyabilir veya bir değişikliğe direnebilir. Bu fiil, aktif bir karşı duruşu ifade eder ve pasif bir kabulün tersidir. Günlük dilde sıkça kullanılan bu kelime, hem somut hem de soyut bağlamlarda işlevseldir.
Örnek
“She tried to resist the urge to eat chocolate.”
Çikolata yeme dürtüsüne direnmeye çalıştı.
“The soldiers were ordered to resist the enemy attack.”
Askerlere düşman saldırısına direnme emri verildi.
“He could not resist laughing at the joke.”
Şakaya gülmekten kendini alamadı.
“The material is designed to resist high temperatures.”
Malzeme yüksek sıcaklıklara dayanacak şekilde tasarlanmıştır.
“They resisted the new policy for months.”
Aylarca yeni politikaya karşı koydular.
“I can't resist a good mystery novel.”
İyi bir gizem romanına karşı koyamam.
“The tree resisted the strong winds during the storm.”
Ağaç fırtına sırasında güçlü rüzgarlara direndi.
“She resisted the temptation to check her phone during the meeting.”
Toplantı sırasında telefonuna bakma cazibesine direndi.
“The community resisted the construction of the new factory.”
Topluluk yeni fabrikanın inşasına karşı çıktı.
“He tried to resist sleep but eventually gave in.”
Uykuya direnmeye çalıştı ama sonunda teslim oldu.
Eş anlamlılar