blow
//bloʊ//
Çeviri
darbe, vuruş
Tanım
Blow, bir yumruk, tokat veya herhangi bir nesneyle yapılan fiziksel bir darbeyi veya vuruşu ifade eder. Genellikle kavga, spor veya kaza gibi durumlarda kullanılır ve hedefe uygulanan ani ve sert bir kuvveti tanımlar. Bu kullanımda, kelime somut bir eylemi belirtir ve genellikle şiddet içeren bağlamlarda geçer.
Örnek
“He received a hard blow to the head during the fight.”
Kavga sırasında kafasına sert bir darbe aldı.
“The boxer landed a powerful blow on his opponent's jaw.”
Boksör, rakibinin çenesine güçlü bir vuruş indirdi.
“She felt a sharp blow on her shoulder from the falling branch.”
Düşen daldan omzuna keskin bir darbe hissetti.
“The knight's blow shattered the enemy's shield.”
Şövalyenin vuruşu düşmanın kalkanını parçaladı.
“A single blow from the hammer was enough to break the stone.”
Çekicin tek bir darbesi taşı kırmaya yetti.
“The accident left a bruise from the blow he took to his arm.”
Kaza, koluna aldığı darbeden bir morluk bıraktı.
“He avoided the blow by ducking quickly.”
Hızla eğilerek darbeden kaçındı.
“The blow from the bat sent the ball flying over the fence.”
Sopadan gelen vuruş, topu çitin üzerinden uçurdu.
“She delivered a swift blow to the attacker's stomach.”
Saldırganın midesine hızlı bir darbe indirdi.
“The boxer's final blow knocked his opponent out cold.”
Boksörün son darbesi rakibini nakavt etti.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2esmek (rüzgar)Bu anlama git
- B1üflemekBu anlama git
- B2darbe, vuruş(bu sayfa)