blow
//bloʊ//
Çeviri
esmek
Tanım
Blow fiili, rüzgarın hava akımı oluşturarak hareket etmesi anlamında kullanılır. Genellikle doğa olaylarını, hava durumunu veya rüzgarın bir nesne üzerindeki etkisini ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça rastlanan bu kullanım, özellikle hava durumu raporlarında ve doğa betimlemelerinde yaygındır.
Örnek
“The wind blows strongly in the afternoon.”
Rüzgar öğleden sonra şiddetli esiyor.
“Leaves blow across the street when the wind picks up.”
Rüzgar hızlandığında yapraklar cadde boyunca uçuşur.
“It was so cold that the wind blew right through my jacket.”
Hava o kadar soğuktu ki rüzgar ceketimin içinden geçip gitti.
“The wind blew the hat off his head.”
Rüzgar şapkasını kafasından uçurdu.
“A gentle breeze blew from the sea.”
Denizden hafif bir rüzgar esiyordu.
“The wind is blowing from the north today.”
Bugün rüzgar kuzeyden esiyor.
“During the storm, the wind blew so hard that trees fell.”
Fırtına sırasında rüzgar o kadar şiddetli esti ki ağaçlar devrildi.
“The wind blew the papers off the desk.”
Rüzgar masadaki kağıtları uçurdu.
“She felt the wind blow through her hair as she stood on the hill.”
Tepede dururken rüzgarın saçlarının arasından estiğini hissetti.
“The wind blew the door open suddenly.”
Rüzgar kapıyı aniden açtı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2esmek (rüzgar)(bu sayfa)
- B1üflemekBu anlama git
- B2darbe, vuruşBu anlama git