blow
//bloʊ//
Çeviri
üflemek
Tanım
Blow, ağızdan hava üfleyerek bir şeyi hareket ettirme, ses çıkarma veya soğutma eylemidir. Genellikle mum söndürme, müzik aleti çalma veya sıcak bir şeyi soğutma gibi günlük durumlarda kullanılır. Bu fiil, nefesin kontrollü bir şekilde dışarı verilmesini ifade eder ve hem geçişli hem geçişsiz olarak kullanılabilir.
Örnek
“She blew out the candles on her birthday cake.”
Doğum günü pastasındaki mumları üfleyerek söndürdü.
“He blew on his soup to cool it down.”
Çorbasını soğutmak için üzerine üfledi.
“The child blew bubbles with a wand.”
Çocuk bir değnekle baloncuklar üfledi.
“Can you blow this whistle to call for help?”
Yardım çağırmak için bu düdüğü üfleyebilir misin?
“The wind blew the leaves across the yard.”
Rüzgar yaprakları avlunun karşısına üfledi.
“He blew dust off the old book.”
Eski kitabın tozunu üfleyerek temizledi.
“She blew a kiss to her friend from the window.”
Pencereden arkadaşına bir öpücük üfledi.
“The musician blew into the trumpet loudly.”
Müzisyen trompete yüksek sesle üfledi.
“I blew on my hands to warm them up.”
Ellerimi ısıtmak için üzerlerine üfledim.
“The referee blew the whistle to start the game.”
Hakem maçı başlatmak için düdüğü üfledi.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2esmek (rüzgar)Bu anlama git
- B1üflemek(bu sayfa)
- B2darbe, vuruşBu anlama git