Çeviri
taşımak, katlanmak
Tanım
Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örneğin, bir eşyayı kaldırmak veya bir duygusal baskıya dayanmak gibi bağlamlarda kullanılır. Resmi ve günlük dilde yaygındır.
Örnek
“She couldn't bear the pain any longer.”
Acıya daha fazla katlanamadı.
“He had to bear the heavy box up the stairs.”
Ağır kutuyu merdivenlerden yukarı taşımak zorunda kaldı.
“I can't bear the thought of losing you.”
Seni kaybetme düşüncesine katlanamıyorum.
“The bridge must bear the weight of the trucks.”
Köprü, kamyonların ağırlığını taşımalıdır.
“She bore the responsibility for the project alone.”
Projenin sorumluluğunu tek başına taşıdı.
“He bore the news of his failure with dignity.”
Başarısızlık haberine onurla katlandı.
“The ice is too thin to bear your weight.”
Buz, senin ağırlığını taşıyamayacak kadar ince.
“I cannot bear to see you suffer.”
Acı çektiğini görmeye katlanamıyorum.
“She bore the pain of childbirth with courage.”
Doğum sancısına cesaretle katlandı.
“The tree bore the weight of the snow all winter.”
Ağaç, tüm kış boyunca karın ağırlığını taşıdı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2ayı (hayvan)Bu anlama git
- B1taşımak, katlanmak(bu sayfa)