Çeviri
dürtü, güdü
Tanım
Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psikolojide, insan davranışlarının temel motivasyon kaynağı olarak kabul edilir ve genellikle bilinçli veya bilinçsiz şekilde hareket etmemizi sağlar. Gündelik dilde, bir kişinin azmi, hırsı veya kararlılığı olarak da anlaşılabilir.
Örnek
“Her strong drive for success made her work late every night.”
Başarıya olan güçlü dürtüsü, onu her gece geç saatlere kadar çalıştırdı.
“The drive to survive is one of the most basic human instincts.”
Hayatta kalma güdüsü, en temel insan içgüdülerinden biridir.
“His drive to learn new languages helped him become fluent in five.”
Yeni diller öğrenme dürtüsü, onun beş dilde akıcı olmasına yardımcı oldu.
“Without a strong drive, it's hard to achieve long-term goals.”
Güçlü bir güdü olmadan, uzun vadeli hedeflere ulaşmak zordur.
“The team's collective drive to win the championship was evident in every game.”
Takımın şampiyonluğu kazanma konusundaki kolektif dürtüsü her maçta belliydi.
“Her drive to help others led her to become a doctor.”
Başkalarına yardım etme dürtüsü, onun doktor olmasına yol açtı.
“The drive for power can sometimes corrupt even the most honest people.”
Güç güdüsü bazen en dürüst insanları bile yozlaştırabilir.
“He felt an inner drive to prove everyone wrong about his abilities.”
Yetenekleri hakkında herkesi yanıltma konusunda içsel bir dürtü hissetti.
“The drive to create art is what keeps many artists going despite hardships.”
Sanat yaratma dürtüsü, birçok sanatçıyı zorluklara rağmen ayakta tutan şeydir.
“Children often have a natural drive to explore their surroundings.”
Çocuklar genellikle çevrelerini keşfetme konusunda doğal bir güdüye sahiptir.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1araç kullanmakBu anlama git
- A2sürmek, yönlendirmekBu anlama git
- B1dürtü, güdü(bu sayfa)
- B2sürücü (bilgisayar)Bu anlama git