Çeviri
ağız (bir şeyin girişi)
Tanım
Mouth kelimesi, bir nesnenin veya alanın iç kısmına açılan giriş veya delik anlamında kullanılır. Özellikle mağara, şişe, nehir veya boru gibi şeylerin dışarıya açılan kısmını ifade eder. Bu kullanım, fiziksel bir boşluğun başlangıç noktasını belirtir ve genellikle bir şeyin içine girmek veya bir şeyin dışarı çıkması için bir geçiş noktasıdır. Günlük dilde, bir mağaranın girişi veya bir şişenin ağzı gibi somut örneklerle sıkça karşılaşılır.
Örnek
“We stood at the mouth of the cave, feeling the cool air rush out.”
Mağaranın ağzında durduk, serin havanın dışarı çıktığını hissettik.
“The river's mouth is a popular spot for bird watching.”
Nehrin ağzı, kuş gözlemciliği için popüler bir noktadır.
“He carefully poured the water into the mouth of the bottle.”
Suyu dikkatlice şişenin ağzına döktü.
“The tunnel mouth was blocked by fallen rocks after the earthquake.”
Depremden sonra tünelin ağzı düşen kayalar tarafından kapatıldı.
“Smoke was coming out of the mouth of the volcano.”
Volkanın ağzından duman çıkıyordu.
“They entered the mouth of the narrow alley cautiously.”
Dar sokağın ağzına dikkatlice girdiler.
“The mouth of the pipe was clogged with leaves and debris.”
Boru ağzı yapraklar ve döküntülerle tıkanmıştı.
“A small boat drifted near the mouth of the harbor.”
Küçük bir tekne limanın ağzına yakın sürüklendi.
“The bag's mouth was tied tightly with a string.”
Çantanın ağzı bir iple sıkıca bağlanmıştı.
“We could see the entrance from the mouth of the valley.”
Girişi vadinin ağzından görebiliyorduk.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1ağız (vücut kısmı)Bu anlama git
- B1ağız (bir şeyin girişi)(bu sayfa)