mouth

//maʊθ//

Çeviri

ağız

Tanım

Mouth, insan ve hayvanlarda besinleri almak, konuşmak ve nefes almak için kullanılan, dudaklar, dişler, dil ve damakla çevrili vücut boşluğudur. Bu temel A1 seviyesindeki anlamıyla, yemek yeme, içme, gülümseme ve konuşma gibi günlük eylemlerde merkezi bir rol oynar. Genellikle yüzün alt kısmında bulunur ve sindirim sisteminin başlangıcıdır. Örneğin, bir elmayı ısırmak veya bir bardak su içmek için ağzımızı kullanırız.

Örnek

  • Open your mouth wide so the dentist can see your teeth.

    Dişçinin dişlerini görebilmesi için ağzını iyice aç.

  • She put a piece of chocolate in her mouth and smiled.

    Ağzına bir parça çikolata koydu ve gülümsedi.

  • The baby has no teeth in his mouth yet.

    Bebeğin ağzında henüz diş yok.

  • He covered his mouth when he coughed.

    Öksürdüğünde ağzını kapattı.

  • My mouth feels dry after running for an hour.

    Bir saat koştuktan sonra ağzım kurudu.

  • The cat carried the fish in its mouth.

    Kedi balığı ağzında taşıdı.

  • Don't talk with food in your mouth; it's not polite.

    Ağzında yemek varken konuşma; bu kibar değil.

  • She took a deep breath and opened her mouth to sing.

    Derin bir nefes aldı ve şarkı söylemek için ağzını açtı.

  • The doctor asked him to say 'ah' and stick out his tongue from his mouth.

    Doktor ona 'aaa' demesini ve dilini ağzından çıkarmasını söyledi.

  • A smile spread across her mouth when she saw the gift.

    Hediyeyi görünce ağzında bir gülümseme yayıldı.

Eş anlamlılar

ağız boşluğu
ağız içi

Diğer anlamlar

  • A1
    ağız (vücut kısmı)(bu sayfa)
  • B1
    ağız (bir şeyin girişi)Bu anlama git

İlgili kelimeler

arm

kol

İsimler
The body and the face

İnsan vücudunda omuz ile el arasında kalan, omuzdan dirseğe ve dirsekten bileğe uzanan uzuv. Günlük hayatta nesneleri tutmak, taşımak ve hareket ettirmek için kullanılan temel bir vücut bölümüdür. Örn…

body

vücut

İsimler
The body and the face

Body, bir canlının fiziksel yapısını oluşturan tüm organ, doku ve kemiklerin bütünüdür. İnsan veya hayvanın baş, gövde, kollar ve bacaklar gibi ana bölümlerini kapsar. Günlük hayatta sağlık, spor, ana…

ear

kulak

İsimler
The body and the face

Ear, insan ve hayvan vücudunda duyma işlevini gören organdır. Başın iki yanında bulunan bu yapı, ses dalgalarını algılayarak beyne iletir ve işitme ile denge sağlamada kritik rol oynar. Günlük hayatta…

eye

göz

İsimler
The body and the face

Eye, canlılarda görme duyusunu sağlayan organın adıdır. İnsan ve birçok hayvanda başın ön kısmında bulunan, ışığı algılayarak beyne sinyal gönderen karmaşık bir yapıdır. Günlük dilde 'göz' kelimesi he…

face

yüz

İsimler
The body and the face

İnsan başının ön kısmında bulunan; alın, gözler, burun, yanaklar, ağız ve çeneyi içeren bölge. Bu kelime, bir kişinin fiziksel görünümünün en belirgin parçası olan yüzü ifade eder. Günlük konuşmalarda…

foot

ayak

İsimler
The body and the face

Foot, insan veya hayvan vücudunda bacağın en alt kısmında bulunan, yürümeye ve ayakta durmaya yarayan yapıdır. Bu kelime günlük hayatta en sık vücut parçası anlamında kullanılır. Ayrıca bir şeyin taba…

feet

ayaklar

İsimler
The body and the face

Feet, insan vücudunda bacakların alt kısmında bulunan ve yürüme, koşma, ayakta durma gibi hareketleri sağlayan organlardır. Her bir ayak, ayak parmakları, taban, topuk ve ayak bileğinden oluşur. Günlü…

hair

saç

İsimler
The body and the face

Hair, insan ve hayvanların vücudunda bulunan ince, ipliksi keratin yapılı uzantılardır. En yaygın kullanımı, baş derisinde çıkan saç tellerini ifade eder. Saç, kişisel bakım, moda ve kültürel ifadenin…

hand

el

İsimler
The body and the face

İnsan vücudunda bileğin ucunda bulunan, tutma, kavrama ve dokunma gibi işlevleri sağlayan uzuv. Günlük hayatta yazı yazmak, yemek yemek, bir nesneyi kaldırmak gibi pek çok temel eylem için kullanılır.…

head

baş

İsimler
The body and the face

Head, insan veya hayvan vücudunda beyin, göz, kulak, burun ve ağız gibi duyu organlarını barındıran üst kısımdır. Günlük hayatta en sık kullanılan anlamı fiziksel baş bölgesidir; örneğin 'başını salla…