Çeviri
kulak
Tanım
Ear, insan ve hayvan vücudunda duyma işlevini gören organdır. Başın iki yanında bulunan bu yapı, ses dalgalarını algılayarak beyne iletir ve işitme ile denge sağlamada kritik rol oynar. Günlük hayatta 'kulak' kelimesi sıkça kullanılır; örneğin bir şeyi dinlemek, kulak vermek veya fiziksel olarak kulağa dokunmak gibi durumlarda geçer. Ayrıca mısır gibi bazı bitkilerin başak kısmı da 'ear' olarak adlandırılır, ancak burada en yaygın anlam olan duyma organı ele alınmıştır.
Örnek
“She whispered something in his ear.”
Kulağına bir şey fısıldadı.
“I have a ringing in my ear after the concert.”
Konserden sonra kulağımda bir çınlama var.
“The dog pricked up its ears when it heard a noise.”
Köpek bir ses duyunca kulaklarını dikti.
“He cupped his ear to hear better.”
Daha iyi duymak için elini kulağına götürdü.
“My ear hurts when I chew.”
Çiğnerken kulağım ağrıyor.
“She has a piercing in her ear.”
Kulağında bir piercing var.
“The teacher asked the students to lend an ear to the guest speaker.”
Öğretmen öğrencilerden konuk konuşmacıya kulak vermelerini istedi.
“He was all ears when she started talking about the surprise.”
Sürpriz hakkında konuşmaya başladığında kulak kesildi.
“The baby has tiny, soft ears.”
Bebeğin minik ve yumuşak kulakları var.
“You should clean your ears gently with a cloth.”
Kulaklarını bir bezle nazikçe temizlemelisin.
Eş anlamlılar