Çeviri
yüz
Tanım
İnsan başının ön kısmında bulunan; alın, gözler, burun, yanaklar, ağız ve çeneyi içeren bölge. Bu kelime, bir kişinin fiziksel görünümünün en belirgin parçası olan yüzü ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılır ve özellikle birini tanımlarken veya duyguları anlatırken önemlidir. Örneğin, birinin yüzü mutlu, üzgün veya kızgın olabilir.
Örnek
“She has a beautiful face with bright eyes.”
Parlak gözleri olan güzel bir yüzü var.
“He washed his face with cold water every morning.”
Her sabah yüzünü soğuk suyla yıkardı.
“The child's face lit up when he saw the cake.”
Pastayı görünce çocuğun yüzü aydınlandı.
“She wore a smile on her face all day.”
Bütün gün yüzünde bir gülümseme vardı.
“His face turned red from embarrassment.”
Utancından yüzü kızardı.
“I can see the worry on your face.”
Yüzündeki endişeyi görebiliyorum.
“The man had a scar on his left cheek.”
Adamın sol yanağında bir yara izi vardı.
“She touched her face gently while thinking.”
Düşünürken yüzüne nazikçe dokundu.
“The baby's face was covered in food.”
Bebeğin yüzü yiyecekle kaplıydı.
“He recognized her face in the crowd.”
Kalabalıkta onun yüzünü tanıdı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1yüz (vücut kısmı)(bu sayfa)
- A2yüzleşmek, karşı karşıya gelmekBu anlama git