face

//feɪs//

Çeviri

yüzleşmek, karşı karşıya gelmek

Tanım

Face fiili, bir durum, sorun veya gerçekle yüzleşmek, onunla karşı karşıya gelmek anlamına gelir. Genellikle zor veya rahatsız edici bir şeyi kabul etmek veya onunla başa çıkmak için kullanılır. Bu kullanımda, kişi bir engeli, tehlikeyi veya hoş olmayan bir durumu doğrudan ele alır. Örneğin, bir sorunu çözmek için onunla yüzleşmek gerekir. Günlük konuşmalarda sıkça geçer ve resmi olmayan bir tona sahiptir.

Örnek

  • We need to face the fact that we are running out of time.

    Zamanımızın tükendiği gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.

  • She finally decided to face her fear of public speaking.

    Sonunda topluluk önünde konuşma korkusuyla yüzleşmeye karar verdi.

  • He couldn't face the thought of losing his job.

    İşini kaybetme düşüncesiyle yüzleşemedi.

  • The company must face the challenges of the new market.

    Şirket, yeni pazarın zorluklarıyla yüzleşmek zorunda.

  • It's time to face the truth about our relationship.

    İlişkimiz hakkındaki gerçekle yüzleşme zamanı.

  • They faced a difficult decision about their future.

    Gelecekleri hakkında zor bir kararla karşı karşıya kaldılar.

  • I can't face another day of this boring routine.

    Bu sıkıcı rutinin bir gününe daha katlanamıyorum.

  • The team faced strong opposition from the local community.

    Takım, yerel halktan gelen güçlü bir muhalefetle karşı karşıya kaldı.

  • You have to face the consequences of your actions.

    Eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşmek zorundasın.

  • He faced the storm with courage and determination.

    Fırtınayla cesaret ve kararlılıkla yüzleşti.

Eş anlamlılar

karşılaşmak
göğüs germek
yüzleşmek
karşı koymak

Diğer anlamlar

  • A1
    yüz (vücut kısmı)Bu anlama git
  • A2
    yüzleşmek, karşı karşıya gelmek(bu sayfa)

İlgili kelimeler

arm

silah

İsimler
The body and the face

Arm, silah anlamına gelen bir İngilizce kelimedir. Genellikle ateşli silahlar, bıçaklar veya savunma amaçlı kullanılan araçları ifade eder. Bu kullanımda, 'arm' çoğunlukla çoğul haliyle ('arms') karşı…

hand

yardım etmek, vermek

Fiiller
The body and the face

Hand fiili, birine yardım etmek veya bir şeyi vermek anlamında kullanılır. Günlük dilde sıkça karşılaşılan bu kullanım, genellikle bir nesneyi uzatma veya bir işte destek olma durumlarını ifade eder.…

bear

ayı

İsimler
Animals

Bear, İngilizcede 'ayı' anlamına gelen bir isimdir ve genellikle büyük, güçlü, kalın tüylü bir memeli hayvanı ifade eder. Bu hayvanlar ormanlık alanlarda yaşar, etçil veya otçul beslenebilir ve kış uy…

duck

sakınmak, eğilmek

Fiiller
Animals

Duck fiili, bir şeyden kaçınmak veya bir darbeden korunmak için başı veya vücudu hızla aşağı eğmek anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir tehlikeden (örneğin uçan bir cisim) sakınmak için yapılan ani…

dress

giyinmek

Fiiller
Clothes

Dress fiili, bir kişinin üzerine kıyafet giyme eylemini ifade eder. Günlük hayatta sıkça kullanılan bu kelime, özellikle sabah kalktıktan sonra veya bir yere gitmeden önce kıyafet seçip giymeyi anlatı…

wear

takmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir aksesuarı veya süs eşyasını vücudun bir yerine takmak anlamında kullanılır. Genellikle takı, saat, gözlük, kravat, kemer gibi nesneler için tercih edilir. Günlük konuşmalarda sıkça geçen bu…

cry

ağlamak

Fiiller
Family and friends

'Cry' fiili, genellikle üzüntü, acı, sevinç veya duygusal bir tepki sonucu gözyaşı dökmek anlamına gelir. İngilizcede hem fiziksel eylemi (gözlerden yaş akması) hem de bu eylemi sesli veya sessiz bir…

drive

sürmek, yönlendirmek

Fiiller
Transport

Drive fiili, bir aracı (araba, otobüs, kamyon gibi) kullanarak hareket ettirmek veya bir hayvanı yönlendirerek ilerletmek anlamına gelir. Bu kullanımda, kişi aracın kontrolünü elinde tutar ve onu iste…

fly

sinek

İsimler
Transport

Fly, İngilizcede 'sinek' anlamına gelir ve genellikle evlerde, dışarıda veya hayvanların çevresinde bulunan, kanatlı küçük bir böceği ifade eder. Bu kelime, günlük konuşmalarda sıkça karşılaşılan bir…

ride

binmek, sürmek

Fiiller
Transport

Ride fiili, bir bisiklet, motosiklet veya ata binip onu kontrol ederek hareket etmek anlamına gelir. Genellikle bir aracın veya hayvanın üzerine oturup onu yönlendirerek seyahat etmeyi ifade eder. Bu…