Çeviri
aşınmak, yıpranmak
Tanım
Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makineler gibi fiziksel öğeler için kullanılır. Bu kullanımda, bir şeyin dış yüzeyinin veya yapısının kademeli olarak zayıflamasını ifade eder. Örneğin, sık giyilen bir pantolonun dizlerinin incelmesi veya eski bir halının üzerinde yürümekten dolayı yollarının belirginleşmesi gibi durumlar wear kavramına girer. Bu fiil, doğal bir süreci ve genellikle kaçınılmaz bir sonucu vurgular.
Örnek
“The soles of my shoes have worn thin after walking so much.”
Ayakkabılarımın tabanları çok yürümekten inceldi.
“The carpet is starting to wear in the hallway where people walk most.”
Halı, insanların en çok yürüdüğü koridorda aşınmaya başlıyor.
“If you use this machine daily, the gears will wear out quickly.”
Bu makineyi her gün kullanırsanız, dişliler çabuk aşınır.
“The paint on the old bench has worn away from years of rain and sun.”
Eski bankın üzerindeki boya, yıllarca süren yağmur ve güneşten dolayı silindi.
“His favorite jeans are worn at the knees from constant use.”
En sevdiği kot pantolonun dizleri sürekli kullanımdan yıpranmış.
“The wooden floor has worn smooth where people often sit.”
Ahşap zemin, insanların sık sık oturduğu yerde aşınıp pürüzsüz hale geldi.
“The tires on the car are worn and need to be replaced soon.”
Arabanın lastikleri aşınmış ve yakında değiştirilmeleri gerekiyor.
“Over time, the stone steps have worn down from countless footsteps.”
Zamanla, taş basamaklar sayısız ayak sesinden aşındı.
“The leather on this sofa is worn, but it still looks elegant.”
Bu koltuktaki deri yıpranmış, ama hala şık görünüyor.
“The blade of the knife has worn dull after cutting so many boxes.”
Bıçağın ağzı, bu kadar çok kutu kestikten sonra körleşti.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1giymek (kıyafet)Bu anlama git
- A2takmak (aksesuar)Bu anlama git
- B1yıpranmak, aşınmak(bu sayfa)