Çeviri
şaşırtmak, afallatmak
Tanım
Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını bilememesini ifade eder. Bu kullanımda fiil, duygusal veya zihinsel bir etkiyi vurgular ve resmi olmayan konuşmalarda sıkça görülür.
Örnek
“Her sudden resignation threw everyone in the office.”
Ani istifası ofisteki herkesi şaşırttı.
“The unexpected question threw him during the interview.”
Beklenmedik soru onu mülakat sırasında afallattı.
“His rude comment really threw me off balance.”
Kaba yorumu beni gerçekten afallattı.
“The news of the accident threw the family into shock.”
Kaza haberi aileyi şoka uğrattı.
“She was thrown by the sudden change in plans.”
Planlardaki ani değişiklik onu şaşırttı.
“The magician's trick threw the audience for a moment.”
Sihirbazın numarası seyirciyi bir an için afallattı.
“His unexpected arrival threw the party into chaos.”
Beklenmedik gelişi partiyi karmaşaya sürükledi.
“The teacher's difficult question threw the student off guard.”
Öğretmenin zor sorusu öğrenciyi hazırlıksız yakaladı.
“Losing the match threw him into a state of confusion.”
Maçı kaybetmek onu bir kafa karışıklığına sürükledi.
“The loud noise threw the baby and she started crying.”
Yüksek ses bebeği korkuttu ve ağlamaya başladı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1fırlatmak, atmakBu anlama git
- A2(bir şeyi) düzenlemek/vermek (parti vb.)Bu anlama git
- B1şaşırtmak, afallatmak(bu sayfa)