throw

//θroʊ//

Çeviri

düzenlemek, vermek

Tanım

"Throw" kelimesi, bu bağlamda bir parti, etkinlik veya toplantı düzenlemek veya vermek anlamında kullanılır. Genellikle gayriresmî ortamlarda, birinin evinde veya özel bir mekânda yapılan sosyal etkinlikler için tercih edilir. Örneğin, bir doğum günü partisi veya akşam yemeği daveti düzenlemekten bahsederken "throw a party" ifadesi yaygındır. Bu kullanım, etkinliğin planlanması ve gerçekleştirilmesi sürecini kapsar.

Örnek

  • They are going to throw a big party for their anniversary.

    Yıldönümleri için büyük bir parti düzenleyecekler.

  • She threw a surprise birthday party for her best friend.

    En iyi arkadaşına sürpriz bir doğum günü partisi verdi.

  • We decided to throw a small gathering at our house this weekend.

    Bu hafta sonu evimizde küçük bir toplantı düzenlemeye karar verdik.

  • He threw a farewell dinner for his colleagues before moving abroad.

    Yurt dışına taşınmadan önce iş arkadaşlarına bir veda yemeği verdi.

  • The company threw a lavish party to celebrate its 50th anniversary.

    Şirket, 50. yılını kutlamak için gösterişli bir parti düzenledi.

  • My parents are throwing a barbecue next Saturday.

    Ailem önümüzdeki cumartesi bir barbekü partisi düzenliyor.

  • They threw a costume party for Halloween last year.

    Geçen yıl Cadılar Bayramı için bir kostüm partisi verdiler.

  • She wants to throw a tea party for her daughter's birthday.

    Kızının doğum günü için bir çay partisi düzenlemek istiyor.

  • We threw a housewarming party after moving into our new home.

    Yeni evimize taşındıktan sonra bir eve taşınma partisi verdik.

  • The students threw a celebration for their teacher's retirement.

    Öğrenciler, öğretmenlerinin emekliliği için bir kutlama düzenledi.

Eş anlamlılar

düzenlemek
vermek
organize etmek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

bat

beysbol sopası

İsimler
Sports and leisure

Bat, beysbol ve softbol gibi sporlarda topa vurmak için kullanılan, genellikle tahta veya alüminyumdan yapılmış uzun, silindirik bir sopadır. Oyuncu, bu sopayı iki eliyle tutarak atıcıdan gelen topu v…

bounce

zıplamak, sekmek

Fiiller
Sports and leisure

Bounce, bir yüzeye çarpıp geri gelmek veya yukarı doğru sıçramak anlamına gelen bir fiildir. Genellikle toplar, lastik objeler veya esnek maddeler için kullanılır; bir cismin enerjiyi emip geri vermes…

catch

yakalamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch, bir şeyi hareket halindeyken elle veya bir araçla tutup durdurma eylemidir. Genellikle havada uçan veya hızla gelen bir nesneyi (top, anahtar, vb.) fiziksel olarak kavramak anlamında kullanılır…

drawing

çizim

İsimler
Sports and leisure

Drawing, bir yüzey üzerine kalem, kurşun kalem, boya veya benzeri araçlarla çizgiler ve şekiller oluşturarak yapılan görsel bir sanat veya teknik resimdir. Genellikle kağıt, tuval veya dijital ortamda…

drum

davul

İsimler
Sports and leisure

Drum, genellikle silindirik bir gövde ve gerilmiş bir deri veya plastik yüzeyden oluşan, elle veya sopalarla vurularak çalınan bir vurmalı çalgıdır. Müzikte ritim oluşturmak için kullanılır ve orkestr…

enjoy

zevk almak, keyif almak, hoşlanmak

Fiiller
Sports and leisure

Enjoy, bir şeyden zevk almak veya bir etkinlikten keyif duymak anlamına gelen bir fiildir. Genellikle olumlu duyguları ifade etmek için kullanılır ve bir eylemden, durumdan ya da nesneden hoşlanıldığı…

favourite

favori, en sevilen

Sıfatlar
Sports and leisure

Favourite, bir kişi veya şeyin diğerlerine göre daha çok tercih edildiğini, daha çok sevildiğini belirten bir sıfattır. Genellikle bir grup içinde en beğenilen, en çok hoşlanılan öğeyi tanımlamak için…

fishing

balıkçılık, olta balıkçılığı

İsimler
Sports and leisure

Fishing, suda yaşayan canlıları (genellikle balıkları) yakalamak için yapılan bir aktivite, spor veya meslektir. Bu kelime, hem hobi amaçlı olta balıkçılığını hem de ticari balık avcılığını kapsar. Ge…

hobby

hobi

İsimler
Sports and leisure

Hobby, bir kişinin boş zamanlarında keyif almak, rahatlamak veya kendini geliştirmek amacıyla düzenli olarak yaptığı etkinlik veya uğraştır. Genellikle mesleki bir zorunluluk olmaksızın, tamamen kişis…

kick

tekmelemek

Fiiller
Sports and leisure

Kick, bir şeyi veya birini ayağınızla hızlı ve kuvvetli bir şekilde itmek veya vurmak anlamına gelir. Genellikle bir topu hareket ettirmek, bir kapıyı açmak veya birine saldırmak gibi fiziksel eylemle…