Çeviri
tekmelemek
Tanım
Kick, bir şeyi veya birini ayağınızla hızlı ve kuvvetli bir şekilde itmek veya vurmak anlamına gelir. Genellikle bir topu hareket ettirmek, bir kapıyı açmak veya birine saldırmak gibi fiziksel eylemlerde kullanılır. Bu fiil, günlük konuşmada sıkça geçer ve spor aktivitelerinden gündelik durumlara kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Örneğin, futbol oynarken topa vurmak veya bir şeyi sinirle itmek için kullanılabilir.
Örnek
“He kicked the ball into the goal.”
Topu kaleye tekme attı.
“She kicked the door open in frustration.”
Sinirle kapıyı tekmeleyerek açtı.
“The horse kicked the fence and broke it.”
At çiti tekmeleyip kırdı.
“Don't kick the dog; it might bite you.”
Köpeği tekmeleme; seni ısırabilir.
“He kicked the sand and walked away.”
Kumu tekmeleyip uzaklaştı.
“The child kicked his legs in the air while lying on the bed.”
Çocuk yatakta uzanırken bacaklarını havaya tekmeledi.
“She kicked the soccer ball with all her strength.”
Tüm gücüyle futbol topuna vurdu.
“He accidentally kicked the table and spilled the coffee.”
Yanlışlıkla masayı tekmeleyip kahveyi döktü.
“The player was penalized for kicking an opponent.”
Oyuncu, bir rakibini tekmelemekten ceza aldı.
“She kicked off her shoes and relaxed on the sofa.”
Ayakkabılarını tekmeleyip çıkardı ve kanepede rahatladı.
Eş anlamlılar