Çeviri
yabancı, alışılmadık
Tanım
Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tanıdık gelmeyen veya rahatsız edici olduğunu ifade eder. Genellikle resmi veya edebi bağlamlarda kullanılır; bir kavramın kişinin deneyim veya anlayışına uzak olduğunu vurgular. Örneğin, bir kültüre ait gelenekler başka bir kültürden birine alien gelebilir.
Örnek
“The concept of eating insects is alien to many Western cultures.”
Böcek yeme kavramı birçok Batı kültürüne yabancıdır.
“His behavior at the party felt completely alien to me.”
Partideki davranışı bana tamamen yabancı geldi.
“The idea of working from home was alien to most employees before the pandemic.”
Evden çalışma fikri, pandemiden önce çoğu çalışana yabancıydı.
“She found the customs of the remote tribe alien and confusing.”
Uzak kabilenin geleneklerini yabancı ve kafa karıştırıcı buldu.
“The silence in the city after the storm felt alien to the usual hustle and bustle.”
Fırtınadan sonra şehirdeki sessizlik, olağan karmaşaya yabancı geldi.
“To a child raised in a small town, the crowded subway is an alien environment.”
Küçük bir kasabada büyüyen bir çocuk için kalabalık metro yabancı bir ortamdır.
“The new technology seemed alien to the older generation.”
Yeni teknoloji, yaşlı nesle yabancı görünüyordu.
“His way of thinking is so alien that I can't follow his arguments.”
Düşünce tarzı o kadar yabancı ki argümanlarını takip edemiyorum.
“The feeling of joy after years of sadness was alien to her.”
Yıllarca süren üzüntüden sonraki mutluluk hissi ona yabancıydı.
“In this foreign land, even the food smells alien to me.”
Bu yabancı diyarda, yemeklerin kokusu bile bana yabancı geliyor.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1yabancı, uzaylıBu anlama git
- B2yabancı, alışılmadık(bu sayfa)