even
//ˈiːvən//
Çeviri
eşitlemek
Tanım
İngilizce 'even' fiili, bir şeyi düz, pürüzsüz veya eşit hale getirmek anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle bir yüzeyi düzleştirme, bir skoru dengeleme veya bir durumu adil kılma eylemini ifade eder. Örneğin, bir tahtayı rendeyle düzleştirmek veya bir maçta beraberliği sağlamak için 'even' fiili tercih edilir. Fiil, düzensizlikleri giderme ve denge kurma odaklıdır; günlük konuşmada ve yazılı dilde yaygındır.
Örnek
“He used a sander to even the surface of the wooden table.”
Ahşap masanın yüzeyini düzleştirmek için bir zımpara kullandı.
“The carpenter evened the edges of the board before fitting it.”
Marangoz, tahtayı yerleştirmeden önce kenarlarını düzleştirdi.
“She scored a goal to even the score in the final minute.”
Son dakikada bir gol atarak skoru eşitledi.
“We need to even out the distribution of resources among the teams.”
Kaynakların takımlar arasında dağılımını eşitlememiz gerekiyor.
“The government introduced policies to even the economic disparities.”
Hükümet, ekonomik eşitsizlikleri eşitlemek için politikalar başlattı.
“He evened the soil in the garden bed before planting seeds.”
Tohumları ekmeden önce bahçe yatağındaki toprağı düzleştirdi.
“The referee evened the playing field by enforcing the rules strictly.”
Hakem, kuralları sıkı bir şekilde uygulayarak oyun alanını eşitledi.
“She used a level to even the picture frame on the wall.”
Duvar üzerindeki çerçeveyi düzleştirmek için bir su terazisi kullandı.
“The company evened the salaries of employees in similar positions.”
Şirket, benzer pozisyonlardaki çalışanların maaşlarını eşitledi.
“He evened the dough with a rolling pin to make it uniform.”
Hamuru oklava ile düzleştirerek homojen hale getirdi.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2düz, eşitBu anlama git
- B1çift (sayı)Bu anlama git
- B1bile, hatta (zarf)Bu anlama git
- B2eşitlemek (fiil)(bu sayfa)