call
//kɔːl//
Çeviri
karar vermek
Tanım
"Call" fiili, bir durum veya olay hakkında karar vermek, özellikle bir sonucu veya eylemi belirlemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya önemli bağlamlarda, bir seçim yapılması gerektiğinde tercih edilir. Örneğin, bir maç sırasında hakemin bir faulü "call" etmesi, o anki duruma göre bir karar vermesi demektir. Bu kullanım, belirsizlik içeren bir durumu netleştirme ve bir yön belirleme eylemini ifade eder.
Örnek
“The referee had to call a penalty after the foul.”
Hakem, faulden sonra penaltı kararı vermek zorunda kaldı.
“It's too early to call the outcome of the election.”
Seçimin sonucu hakkında karar vermek için çok erken.
“The manager will call the final decision on the project.”
Yönetici, proje hakkında nihai kararı verecek.
“She called the match in favor of the home team.”
Maçı ev sahibi takım lehine karara bağladı.
“We need to call whether to invest in this stock now.”
Bu hisse senedine şimdi yatırım yapıp yapmamaya karar vermemiz gerekiyor.
“The umpire called a strike on the third pitch.”
Hakem, üçüncü atışta bir strike kararı verdi.
“They called a halt to the negotiations due to disagreements.”
Anlaşmazlıklar nedeniyle müzakerelere ara verme kararı aldılar.
“The committee called for a vote on the proposal.”
Komite, teklif üzerinde oylama yapılmasına karar verdi.
“He called the race as a win for the incumbent.”
Yarışı mevcut başkanın kazandığına karar verdi.
“The judge called the case closed after the verdict.”
Hakim, karardan sonra davayı kapatma kararı verdi.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1seslenmek, çağırmakBu anlama git
- A2aramak (telefonla)Bu anlama git
- B1ziyaret etmekBu anlama git
- B2karar vermek (bir durum hakkında)(bu sayfa)