bar
//bɑːr//
Çeviri
engel olmak, mani olmak
Tanım
Bar fiili, bir şeyin olmasını veya birinin bir şey yapmasını engellemek, önlemek anlamına gelir. Genellikle resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır ve bir eylemin gerçekleşmesine izin verilmediğini ifade eder. Örneğin, bir yasanın belirli bir davranışı yasaklaması veya bir engelin fiziksel olarak geçişi durdurması bu anlamı yansıtır. Bu kullanımda bar, aktif bir önleme eylemini vurgular.
Örnek
“The new regulation bars the use of plastic bags in supermarkets.”
Yeni düzenleme, süpermarketlerde plastik poşet kullanımını engelliyor.
“His criminal record barred him from entering the country.”
Sabıka kaydı, ülkeye girmesine engel oldu.
“The contract bars employees from sharing confidential information.”
Sözleşme, çalışanların gizli bilgileri paylaşmasını engelliyor.
“A fallen tree barred the road, blocking all traffic.”
Devrilen bir ağaç yolu kapattı ve tüm trafiği engelledi.
“The court barred the publication of the sensitive documents.”
Mahkeme, hassas belgelerin yayınlanmasını engelledi.
“Her injury barred her from participating in the marathon.”
Sakatlığı, maratona katılmasına engel oldu.
“The university bars students from using phones during exams.”
Üniversite, öğrencilerin sınav sırasında telefon kullanmasını engelliyor.
“New safety rules bar smoking in all public buildings.”
Yeni güvenlik kuralları, tüm kamu binalarında sigara içilmesini engelliyor.
“The agreement bars both parties from disclosing trade secrets.”
Anlaşma, her iki tarafın ticari sırları ifşa etmesini engelliyor.
“A security guard barred the entrance to the restricted area.”
Bir güvenlik görevlisi, kısıtlı bölgeye girişi engelledi.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2bar (mekan)Bu anlama git
- B1çubuk, külçeBu anlama git
- B2engel olmak(bu sayfa)