even

//ˈiːvən//

Zarflar
B1

Çeviri

bile, hatta

Tanım

Even kelimesi, bir durumun beklenmedik veya şaşırtıcı olduğunu vurgulamak için kullanılan bir zarftır. Genellikle 'bile' veya 'hatta' olarak çevrilir ve cümleye abartı veya karşıtlık anlamı katar. Örneğin, 'He even forgot my name' cümlesinde, kişinin ismi unutmasının beklenmedik ve dikkat çekici olduğu ifade edilir. Bu kullanım, bir eylemin veya durumun en uç noktasını belirtir ve genellikle olumsuz veya olumlu bir şaşkınlık yaratır. Günlük konuşmalarda sıkça tercih edilir ve bir şeyin normalin ötesinde olduğunu vurgular.

Örnek

  • She didn't even say goodbye before leaving.

    O, ayrılmadan önce veda bile etmedi.

  • I can't even imagine living in such a cold place.

    Böyle soğuk bir yerde yaşamayı hayal bile edemiyorum.

  • He even offered to pay for my meal.

    O, yemeğimin parasını ödemeyi bile teklif etti.

  • The movie was so boring that I even fell asleep.

    Film o kadar sıkıcıydı ki uyuyakaldım bile.

  • Even the teacher couldn't solve the problem.

    Öğretmen bile problemi çözemedi.

  • I didn't even know she was coming to the party.

    Partiye geleceğini bile bilmiyordum.

  • He's so rich that he even owns a private jet.

    O kadar zengin ki özel bir jeti bile var.

  • Even after the rain, the ground was still dry.

    Yağmurdan sonra bile yer hâlâ kuruydu.

  • She can't even cook a simple meal.

    Basit bir yemek bile pişiremiyor.

  • I would even go so far as to say he's a genius.

    Onun bir dahi olduğunu söyleyecek kadar ileri giderdim bile.

Eş anlamlılar

hatta
üstelik
dahası

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

either

de (olumsuz cümlelerde)

Zarflar

Either, olumsuz cümlelerde 'de' veya 'da' anlamında kullanılır ve iki veya daha fazla seçenekten hiçbirinin geçerli olmadığını belirtir. Genellikle 'not' ile birlikte kullanılır ve cümlenin sonunda ye…

further

dahası, ayrıca, ek olarak

Zarflar

Further, İngilizcede 'dahası', 'ayrıca' veya 'ek olarak' anlamına gelen bir zarftır. Bir ifadeye ek bilgi, destekleyici nokta veya daha ileri bir argüman eklemek için kullanılır. Genellikle resmi yazı…

hardly

neredeyse hiç, güçlükle, zorla

Zarflar

Hardly, bir eylemin veya durumun neredeyse hiç gerçekleşmediğini, çok az olduğunu veya zorlukla yapıldığını ifade eden bir zarftır. Genellikle olumsuz bir anlam taşır ve cümlede fiilden önce kullanılı…

indeed

gerçekten, aslında, hakikaten

Zarflar

Indeed, İngilizcede bir ifadeyi vurgulamak, onaylamak veya bir durumun doğruluğunu pekiştirmek için kullanılan bir zarftır. Genellikle bir önceki söyleneni güçlendirir veya bir gerçeği vurgular. Örneğ…

still

durgun, sakin

Sıfatlar

Still, bu bağlamda hareket etmeyen, sessiz veya sakin anlamında bir sıfattır. Genellikle su yüzeyi, hava veya bir ortamın fiziksel dinginliğini tanımlamak için kullanılır. Ayrıca bir kişinin fiziksel…

altogether

tamamen, bütünüyle, hep birlikte

Zarflar

Altogether, İngilizcede 'tamamen', 'bütünüyle' veya 'hep birlikte' anlamına gelen bir zarftır. Bir durumun veya miktarın eksiksiz bir şekilde ifade edilmesinde kullanılır; genellikle olumlu ya da olum…

eventually

sonunda, nihayetinde

Zarflar

Eventually, bir sürecin veya beklemenin ardından bir şeyin en sonunda gerçekleştiğini ifade eden bir zarftır. Genellikle uzun bir zaman dilimi, çaba veya belirsizlik sonrasında bir sonuca ulaşıldığınd…

kindly

nazikçe, kibarca

Zarflar

Kindly, bir eylemin nazik, kibar ve anlayışlı bir şekilde yapıldığını belirten bir zarftır. Genellikle bir ricayı veya isteği yumuşatmak için kullanılır; örneğin, birine bir şey yapmasını söylerken 'l…

lightly

hafifçe

Zarflar

Hafifçe, bir şeyi az bir kuvvetle, yumuşak veya dikkatli bir şekilde yapmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel dokunuş, basınç veya hareketlerde kullanılır; örneğin birine hafifçe vurmak veya bir şey…

neither

ikisi de değil, hiçbiri

Zamirler

Neither, iki kişi veya iki şey arasında seçim yaparken 'ikisinden hiçbiri' anlamında kullanılan bir zamirdir. Genellikle bir isimle veya 'of' edatıyla birlikte kullanılır ve olumsuz bir anlam taşır. Ö…