even
//ˈiːvən//
Çeviri
düz, eşit
Tanım
"Even" kelimesi, bir yüzeyin pürüzsüz ve düz olduğunu veya iki şeyin miktar, seviye veya boyut bakımından eşit olduğunu ifade eder. Örneğin, bir masanın yüzeyi düzse "even" denir; ya da iki takımın puanları eşitse "the scores are even" ifadesi kullanılır. Bu kullanım, genellikle fiziksel düzlük veya soyut eşitlik durumlarını tanımlamak için yaygındır.
Örnek
“The table has an even surface.”
Masanın düz bir yüzeyi var.
“We need to make sure the two sides are even.”
İki tarafın eşit olduğundan emin olmalıyız.
“The scores are even at halftime.”
Devre arasında skorlar eşit.
“She cut the cake into even pieces.”
Pastayı eşit parçalara kesti.
“The road is not even; it has many bumps.”
Yol düz değil; birçok tümsek var.
“Both teams have an even chance of winning.”
Her iki takımın da kazanma şansı eşit.
“He spread the butter evenly on the bread.”
Tereyağını ekmeğin üzerine eşit şekilde yaydı.
“The floor needs to be even before we lay the tiles.”
Fayansları döşemeden önce zeminin düz olması gerekiyor.
“They divided the money into even shares.”
Parayı eşit paylara böldüler.
“The temperature should remain even throughout the day.”
Sıcaklık gün boyunca eşit kalmalı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2düz, eşit(bu sayfa)
- B1çift (sayı)Bu anlama git
- B1bile, hatta (zarf)Bu anlama git
- B2eşitlemek (fiil)Bu anlama git