Çeviri
korkmuş
Tanım
Scared, bir kişinin bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durum karşısında hissettiği korku ve endişe duygusunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle anlık bir korku tepkisini tanımlar ve günlük konuşmalarda sıkça kullanılır. Örneğin, bir film izlerken, bir sınav öncesinde veya beklenmedik bir ses duyulduğunda 'scared' hissedilebilir. Bu kelime, 'afraid' ile benzer anlam taşır ancak 'scared' daha çok somut ve anlık durumlar için tercih edilir.
Örnek
“I was scared when I heard a loud noise in the middle of the night.”
Gecenin ortasında yüksek bir ses duyduğumda korkmuştum.
“She is scared of spiders and always screams when she sees one.”
Örümceklerden korkar ve bir tane gördüğünde her zaman çığlık atar.
“The little boy looked scared as he entered the dark room.”
Küçük çocuk karanlık odaya girerken korkmuş görünüyordu.
“Don't be scared; the dog is friendly and won't hurt you.”
Korkma; köpek arkadaş canlısı ve sana zarar vermez.
“He felt scared before his first job interview.”
İlk iş görüşmesinden önce korkmuş hissetti.
“The movie was so scary that I was scared for days.”
Film o kadar korkunçtu ki günlerce korkmuştum.
“Are you scared of flying?”
Uçmaktan korkuyor musun?
“She looked scared when the thunderstorm started.”
Gök gürültülü fırtına başladığında korkmuş görünüyordu.
“I'm not scared of the dark, but I don't like being alone.”
Karanlıktan korkmuyorum ama yalnız olmayı sevmiyorum.
“The scared kitten hid under the bed during the loud party.”
Korkmuş kedi yavrusu, gürültülü parti sırasında yatağın altına saklandı.
Eş anlamlılar