Çeviri
kızgın
Tanım
Angry, bir kişinin bir durum, olay veya kişi karşısında duyduğu güçlü hoşnutsuzluk, öfke veya sinir halini ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir haksızlık, hayal kırıklığı veya engellenme sonucu ortaya çıkan bu duygu, yüz ifadesi, ses tonu ve davranışlarla kendini gösterebilir. Günlük konuşmada sıkça kullanılan bu kelime, resmi olmayan ortamlarda da yaygındır. Örneğin, birisi size kaba davrandığında veya planlarınız beklenmedik şekilde bozulduğunda kendinizi angry hissedebilirsiniz. Bu kelimenin başka anlamları (örneğin, yaraların iltihaplanması gibi tıbbi bağlamda) da vardır, ancak en yaygın kullanımı duygusal öfkeyi tanımlamaktır.
Örnek
“She was angry when she found out someone had broken her favorite vase.”
Birinin en sevdiği vazoyu kırdığını öğrendiğinde kızgındı.
“The teacher looked angry because the students were talking during the exam.”
Öğretmen, öğrenciler sınav sırasında konuştuğu için kızgın görünüyordu.
“I get angry when people don't listen to what I have to say.”
İnsanlar söyleyeceklerimi dinlemediğinde kızarım.
“His angry voice made everyone in the room feel uncomfortable.”
Onun kızgın sesi odadaki herkesi rahatsız hissettirdi.
“Don't make him angry; he has a short temper.”
Onu kızdırma; çabuk sinirlenir.
“She wrote an angry letter to the company about the poor service.”
Kötü hizmetle ilgili şirkete kızgın bir mektup yazdı.
“The crowd grew angry when the concert was canceled at the last minute.”
Konser son dakikada iptal edilince kalabalık kızdı.
“He tried to calm his angry friend down before things got worse.”
İşler daha da kötüleşmeden kızgın arkadaşını sakinleştirmeye çalıştı.
“Why are you so angry? It was just a small mistake.”
Neden bu kadar kızgınsın? Sadece küçük bir hataydı.
“The dog barked angrily at the stranger approaching the house.”
Köpek, eve yaklaşan yabancıya kızgınca havladı.
Eş anlamlılar