altogether

//ˌɔːl.təˈɡeð.ər//

Zarflar
B1

Çeviri

tamamen, bütünüyle, hep birlikte

Tanım

Altogether, İngilizcede 'tamamen', 'bütünüyle' veya 'hep birlikte' anlamına gelen bir zarftır. Bir durumun veya miktarın eksiksiz bir şekilde ifade edilmesinde kullanılır; genellikle olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yaparken 'tam anlamıyla' vurgusu taşır. Örneğin, 'I am not altogether sure' cümlesinde olduğu gibi, bir konuda tam olarak emin olunmadığını belirtir. Ayrıca, toplam veya genel bir sonucu özetlerken de tercih edilir: 'Altogether, it was a great trip.' Bu kullanımda, parçaların toplamından çıkan bütünsel bir yargıyı ifade eder. Günlük konuşma ve yazı dilinde sıkça rastlanan bu kelime, resmi metinlerde de yer alabilir; ancak 'completely' veya 'entirely' gibi eş anlamlılarına kıyasla daha kapsayıcı bir ton taşır.

Örnek

  • We stopped working altogether and went for a walk.

    Tamamen çalışmayı bıraktık ve yürüyüşe çıktık.

  • She was not altogether happy with the results.

    Sonuçlardan tam anlamıyla memnun değildi.

  • Altogether, the project cost more than we expected.

    Toplamda, proje beklediğimizden daha pahalıya mal oldu.

  • I think we should avoid that topic altogether.

    Bence o konudan tamamen kaçınmalıyız.

  • The weather was bad, but altogether we had a good time.

    Hava kötüydü ama genel olarak iyi vakit geçirdik.

  • He stopped smoking altogether after the doctor's warning.

    Doktorun uyarısından sonra tamamen sigarayı bıraktı.

  • Altogether, there were fifty people at the meeting.

    Toplamda, toplantıda elli kişi vardı.

  • This plan is not altogether practical.

    Bu plan tam anlamıyla pratik değil.

  • They decided to cancel the event altogether.

    Etkinliği tamamen iptal etmeye karar verdiler.

  • Altogether, it was a very successful campaign.

    Genel olarak, çok başarılı bir kampanyaydı.

Eş anlamlılar

tamamen
bütünüyle
toplamda
genel olarak

İlgili kelimeler

either

de (olumsuz cümlelerde)

Zarflar

Either, olumsuz cümlelerde 'de' veya 'da' anlamında kullanılır ve iki veya daha fazla seçenekten hiçbirinin geçerli olmadığını belirtir. Genellikle 'not' ile birlikte kullanılır ve cümlenin sonunda ye…

even

çift

Sıfatlar

Even, sayılar bağlamında, 2'ye tam bölünebilen sayıları ifade eder. Örneğin 2, 4, 6, 8 gibi sayılar çift sayılardır. Bu terim, matematikte ve günlük hayatta sayıların parite (tek-çift) özelliğini beli…

further

dahası, ayrıca, ek olarak

Zarflar

Further, İngilizcede 'dahası', 'ayrıca' veya 'ek olarak' anlamına gelen bir zarftır. Bir ifadeye ek bilgi, destekleyici nokta veya daha ileri bir argüman eklemek için kullanılır. Genellikle resmi yazı…

hardly

neredeyse hiç, güçlükle, zorla

Zarflar

Hardly, bir eylemin veya durumun neredeyse hiç gerçekleşmediğini, çok az olduğunu veya zorlukla yapıldığını ifade eden bir zarftır. Genellikle olumsuz bir anlam taşır ve cümlede fiilden önce kullanılı…

indeed

gerçekten, aslında, hakikaten

Zarflar

Indeed, İngilizcede bir ifadeyi vurgulamak, onaylamak veya bir durumun doğruluğunu pekiştirmek için kullanılan bir zarftır. Genellikle bir önceki söyleneni güçlendirir veya bir gerçeği vurgular. Örneğ…

still

durgun, sakin

Sıfatlar

Still, bu bağlamda hareket etmeyen, sessiz veya sakin anlamında bir sıfattır. Genellikle su yüzeyi, hava veya bir ortamın fiziksel dinginliğini tanımlamak için kullanılır. Ayrıca bir kişinin fiziksel…

eventually

sonunda, nihayetinde

Zarflar

Eventually, bir sürecin veya beklemenin ardından bir şeyin en sonunda gerçekleştiğini ifade eden bir zarftır. Genellikle uzun bir zaman dilimi, çaba veya belirsizlik sonrasında bir sonuca ulaşıldığınd…

kindly

nazikçe, kibarca

Zarflar

Kindly, bir eylemin nazik, kibar ve anlayışlı bir şekilde yapıldığını belirten bir zarftır. Genellikle bir ricayı veya isteği yumuşatmak için kullanılır; örneğin, birine bir şey yapmasını söylerken 'l…

lightly

hafifçe

Zarflar

Hafifçe, bir şeyi az bir kuvvetle, yumuşak veya dikkatli bir şekilde yapmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel dokunuş, basınç veya hareketlerde kullanılır; örneğin birine hafifçe vurmak veya bir şey…

neither

ikisi de değil, hiçbiri

Zamirler

Neither, iki kişi veya iki şey arasında seçim yaparken 'ikisinden hiçbiri' anlamında kullanılan bir zamirdir. Genellikle bir isimle veya 'of' edatıyla birlikte kullanılır ve olumsuz bir anlam taşır. Ö…