fair
//fɛr//
Çeviri
oldukça, epey, hatırı sayılır
Tanım
Fair, bir şeyin miktar, büyüklük veya kalite açısından beklenenin üzerinde, oldukça iyi veya epeyce olduğunu belirten bir sıfattır. Genellikle olumlu bir vurguyla, bir durumun veya nesnenin niteliğini abartısız ama tatmin edici bir düzeyde ifade eder. Örneğin, 'a fair amount of money' ifadesi 'oldukça fazla para' anlamına gelirken, 'a fair chance' ise 'epey iyi bir şans' demektir. Bu kullanım, günlük dilde sıkça görülür ve resmiyete kaçmadan bir ölçü belirtir.
Örnek
“She has a fair amount of experience in project management.”
Proje yönetiminde oldukça fazla deneyimi var.
“We walked a fair distance before reaching the village.”
Köye ulaşmadan önce epey bir mesafe yürüdük.
“He earned a fair income from his freelance work.”
Serbest çalışmasından oldukça iyi bir gelir elde etti.
“There is a fair chance that the weather will improve by evening.”
Akşama doğru havanın düzelme ihtimali epey yüksek.
“The company made a fair profit this quarter.”
Şirket bu çeyrekte hatırı sayılır bir kâr elde etti.
“She speaks French with a fair degree of fluency.”
Fransızcayı oldukça iyi bir akıcılıkla konuşuyor.
“We had a fair number of applicants for the position.”
Pozisyon için epey sayıda başvuru aldık.
“The garden is a fair size, perfect for growing vegetables.”
Bahçe oldukça büyük, sebze yetiştirmek için ideal.
“He has a fair understanding of the local customs.”
Yerel gelenekler hakkında oldukça iyi bir anlayışa sahip.
“The journey took a fair amount of time due to traffic.”
Trafik nedeniyle yolculuk epey zaman aldı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2adil, hakçaBu anlama git
- B1açık tenli, sarışınBu anlama git
- B2oldukça iyi, epey(bu sayfa)