fair
//fɛr//
Çeviri
adil, hakça
Tanım
Fair, İngilizcede 'adil' veya 'hakça' anlamına gelen bir sıfattır; bir durumun, kararın veya davranışın tarafsız, eşitlikçi ve önyargısız olduğunu ifade eder. Günlük hayatta kurallara uygunluk, herkese eşit muamele ve doğruluk gibi kavramlarla ilişkilendirilir. Örneğin, bir sınavın adil olması, tüm öğrencilere aynı fırsatların sunulması demektir. Bu kelime, hem kişisel ilişkilerde hem de hukuki bağlamlarda sıkça kullanılır ve güvenilir bir ortamın temel taşıdır.
Örnek
“The teacher gave a fair grade to every student.”
Öğretmen her öğrenciye adil bir not verdi.
“It is not fair to blame him without evidence.”
Kanıt olmadan onu suçlamak adil değil.
“We need a fair distribution of resources.”
Kaynakların adil bir dağılımına ihtiyacımız var.
“The judge made a fair decision in the case.”
Hakim davada adil bir karar verdi.
“Everyone deserves a fair chance to succeed.”
Herkes başarılı olmak için adil bir şansı hak eder.
“The company has a fair policy for promotions.”
Şirketin terfiler için adil bir politikası var.
“She always tries to be fair in her arguments.”
Tartışmalarında her zaman adil olmaya çalışır.
“A fair trial is a fundamental human right.”
Adil yargılanma temel bir insan hakkıdır.
“The referee ensured a fair game for both teams.”
Hakem her iki takım için de adil bir oyun sağladı.
“It's only fair that you pay for what you broke.”
Kırdığın şeyin parasını ödemen sadece adil.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2adil, hakça(bu sayfa)
- B1açık tenli, sarışınBu anlama git
- B2oldukça iyi, epeyBu anlama git