fortunate

//ˈfɔːrtʃənət//

Sıfatlar
B2

Çeviri

şanslı

Tanım

Fortunate, bir kişinin veya durumun olumlu tesadüfler, iyi şans veya elverişli koşullar sayesinde avantajlı veya mutlu bir konumda olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle beklenmedik veya kontrol dışı gelişmeler sonucu elde edilen iyi sonuçlar için kullanılır. Örneğin, bir kazadan yara almadan kurtulmak veya istediği bir işe girmek gibi durumlar 'fortunate' olarak tanımlanabilir. Bu kelime, 'şanslı' anlamının yanı sıra, bazen daha derin bir minnettarlık veya kaderin bir lütfu olarak da algılanabilir. Günlük konuşmada sıkça kullanılan bu sıfat, resmi yazışmalarda da yer alabilir; ancak daha çok kişisel deneyimlerde tercih edilir.

Örnek

  • She was fortunate to find her lost wallet with all the money still inside.

    Kaybettiği cüzdanını içindeki tüm parayla birlikte bulduğu için şanslıydı.

  • We are fortunate to have such a supportive community during difficult times.

    Zor zamanlarda bu kadar destekleyici bir topluluğa sahip olduğumuz için şanslıyız.

  • He considered himself fortunate to have survived the accident without any injuries.

    Kazadan hiçbir yara almadan kurtulduğu için kendini şanslı sayıyordu.

  • It was fortunate that the storm passed before our outdoor event started.

    Açık hava etkinliğimiz başlamadan fırtınanın geçmesi şanslı bir durumdu.

  • The fortunate discovery of an ancient artifact changed the course of the excavation.

    Antik bir eserin şanslı keşfi, kazının yönünü değiştirdi.

  • She felt fortunate to be born into a family that valued education.

    Eğitime değer veren bir ailede doğduğu için kendini şanslı hissediyordu.

  • The team was fortunate to win the match with a last-minute goal.

    Takım, son dakika golüyle maçı kazandığı için şanslıydı.

  • I am fortunate to have a job that I truly enjoy every day.

    Her gün gerçekten keyif aldığım bir işe sahip olduğum için şanslıyım.

  • It was fortunate that the medicine arrived just in time to save his life.

    İlacın tam zamanında gelip hayatını kurtarması şanslı bir durumdu.

  • They are fortunate to live in a peaceful neighborhood with friendly neighbors.

    Arkadaş canlısı komşuları olan huzurlu bir mahallede yaşadıkları için şanslılar.

Eş anlamlılar

şanslı
talihli
bahtlı
kutlu
uğurlu

İlgili kelimeler

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

affirmative

olumlu

Sıfatlar

Affirmative, bir şeyin doğru olduğunu onaylayan, kabul eden veya olumlu yönde ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir soruya veya önermeye verilen 'evet' yanıtını belirtir. Örneğin, askeri veya resmi…

reckless

pervasız, dikkatsiz, umursamaz

Sıfatlar

Reckless, bir kişinin eylemlerinin olası tehlikelerini veya sonuçlarını düşünmeden hareket etmesi durumunu tanımlar. Bu sıfat, genellikle risk almaktan çekinmeyen, tehlikeli davranışlar sergileyen vey…

minor

yan dal

İsimler

Minor, üniversite eğitiminde bir öğrencinin ana dalının (major) yanı sıra ikinci bir alanda, daha az sayıda ders alarak elde ettiği akademik uzmanlık derecesidir. Genellikle öğrencinin ilgi duyduğu an…

absolute

mutlak

Sıfatlar

Absolute, İngilizcede 'mutlak' anlamına gelen bir sıfattır. Bir şeyin hiçbir sınırlama, koşul veya istisna olmaksızın tam ve eksiksiz olduğunu ifade eder. Genellikle kesinlik, tartışılmazlık veya evre…

apparent

belirgin, görünür, açık

Sıfatlar

Apparent, bir şeyin kolayca fark edilebilir, anlaşılabilir veya gözle görülür olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir durumun, gerçeğin veya özelliğin dışarıdan açıkça belli olması anlamında…

even

eşitlemek

Fiiller

İngilizce 'even' fiili, bir şeyi düz, pürüzsüz veya eşit hale getirmek anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle bir yüzeyi düzleştirme, bir skoru dengeleme veya bir durumu adil kılma eylemini i…

exact

tam, kesin, aynen

Sıfatlar

Exact, bir şeyin hiçbir eksik veya fazlası olmadığını, tam ve kesin olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle ölçümler, zaman, miktar veya bilgi gibi somut kavramlarda kullanılır. Örneğin, bir adre…

fair

oldukça, epey, hatırı sayılır

Sıfatlar

Fair, bir şeyin miktar, büyüklük veya kalite açısından beklenenin üzerinde, oldukça iyi veya epeyce olduğunu belirten bir sıfattır. Genellikle olumlu bir vurguyla, bir durumun veya nesnenin niteliğini…

fit

nöbet (epilepsi vb.)

İsimler

Fit, tıbbi bağlamda, özellikle epilepsi gibi durumlarda görülen ani ve kontrol edilemeyen kas kasılmaları, bilinç kaybı veya anormal davranışlarla karakterize kısa süreli bir nöbet türüdür. Bu terim,…