fortunate
//ˈfɔːrtʃənət//
Çeviri
şanslı
Tanım
Fortunate, bir kişinin veya durumun olumlu tesadüfler, iyi şans veya elverişli koşullar sayesinde avantajlı veya mutlu bir konumda olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle beklenmedik veya kontrol dışı gelişmeler sonucu elde edilen iyi sonuçlar için kullanılır. Örneğin, bir kazadan yara almadan kurtulmak veya istediği bir işe girmek gibi durumlar 'fortunate' olarak tanımlanabilir. Bu kelime, 'şanslı' anlamının yanı sıra, bazen daha derin bir minnettarlık veya kaderin bir lütfu olarak da algılanabilir. Günlük konuşmada sıkça kullanılan bu sıfat, resmi yazışmalarda da yer alabilir; ancak daha çok kişisel deneyimlerde tercih edilir.
Örnek
“She was fortunate to find her lost wallet with all the money still inside.”
Kaybettiği cüzdanını içindeki tüm parayla birlikte bulduğu için şanslıydı.
“We are fortunate to have such a supportive community during difficult times.”
Zor zamanlarda bu kadar destekleyici bir topluluğa sahip olduğumuz için şanslıyız.
“He considered himself fortunate to have survived the accident without any injuries.”
Kazadan hiçbir yara almadan kurtulduğu için kendini şanslı sayıyordu.
“It was fortunate that the storm passed before our outdoor event started.”
Açık hava etkinliğimiz başlamadan fırtınanın geçmesi şanslı bir durumdu.
“The fortunate discovery of an ancient artifact changed the course of the excavation.”
Antik bir eserin şanslı keşfi, kazının yönünü değiştirdi.
“She felt fortunate to be born into a family that valued education.”
Eğitime değer veren bir ailede doğduğu için kendini şanslı hissediyordu.
“The team was fortunate to win the match with a last-minute goal.”
Takım, son dakika golüyle maçı kazandığı için şanslıydı.
“I am fortunate to have a job that I truly enjoy every day.”
Her gün gerçekten keyif aldığım bir işe sahip olduğum için şanslıyım.
“It was fortunate that the medicine arrived just in time to save his life.”
İlacın tam zamanında gelip hayatını kurtarması şanslı bir durumdu.
“They are fortunate to live in a peaceful neighborhood with friendly neighbors.”
Arkadaş canlısı komşuları olan huzurlu bir mahallede yaşadıkları için şanslılar.
Eş anlamlılar