absolute
//ˈæb.sə.luːt//
Çeviri
mutlak
Tanım
Absolute, İngilizcede 'mutlak' anlamına gelen bir sıfattır. Bir şeyin hiçbir sınırlama, koşul veya istisna olmaksızın tam ve eksiksiz olduğunu ifade eder. Genellikle kesinlik, tartışılmazlık veya evrensellik vurgulanırken kullanılır. Örneğin, 'absolute power' (mutlak güç) veya 'absolute truth' (mutlak gerçek) gibi ifadelerde karşımıza çıkar. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, felsefede bağımsız varlık), ancak burada en yaygın kullanımı olan sıfat anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“She demanded absolute silence during the exam.”
Sınav sırasında mutlak sessizlik talep etti.
“The dictator ruled with absolute authority.”
Diktatör mutlak bir otoriteyle yönetti.
“There is no absolute guarantee that the plan will succeed.”
Planın başarılı olacağına dair mutlak bir garanti yok.
“He has an absolute belief in his own abilities.”
Kendi yeteneklerine mutlak bir inancı var.
“The temperature dropped to absolute zero in the lab experiment.”
Laboratuvar deneyinde sıcaklık mutlak sıfıra düştü.
“We need absolute clarity on the project requirements.”
Proje gereksinimleri konusunda mutlak bir netliğe ihtiyacımız var.
“Her absolute refusal to compromise surprised everyone.”
Uzlaşmaya yönelik mutlak reddi herkesi şaşırttı.
“The movie was an absolute disaster at the box office.”
Film, gişede mutlak bir felaketti.
“In mathematics, an absolute value is always non-negative.”
Matematikte mutlak değer her zaman negatif değildir.
“He spoke with absolute confidence during the presentation.”
Sunum sırasında mutlak bir güvenle konuştu.
Eş anlamlılar