reckless
//ˈrɛkləs//
Çeviri
pervasız, dikkatsiz, umursamaz
Tanım
Reckless, bir kişinin eylemlerinin olası tehlikelerini veya sonuçlarını düşünmeden hareket etmesi durumunu tanımlar. Bu sıfat, genellikle risk almaktan çekinmeyen, tehlikeli davranışlar sergileyen veya sorumluluklarını göz ardı eden kişiler için kullanılır. Reckless davranışlar, trafikte hız yapmak, plansız para harcamak veya güvenlik önlemlerini ihmal etmek gibi örneklerle somutlaşabilir. Kelime, hem fiziksel hem de mecazi anlamda düşüncesizliği vurgular ve genellikle olumsuz bir çağrışım taşır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak en yaygın kullanımı bu şekildedir.
Örnek
“His reckless driving caused a serious accident.”
Onun pervasız araba kullanması ciddi bir kazaya neden oldu.
“She made a reckless decision to quit her job without any savings.”
Hiçbir birikimi olmadan işini bırakma gibi umursamaz bir karar verdi.
“The reckless teenager ignored all safety warnings at the construction site.”
Pervasız genç, inşaat alanındaki tüm güvenlik uyarılarını görmezden geldi.
“Investing all your money in a single stock is a reckless move.”
Tüm paranı tek bir hisse senedine yatırmak dikkatsiz bir harekettir.
“The politician faced criticism for his reckless spending of public funds.”
Politikacı, kamu fonlarını pervasızca harcaması nedeniyle eleştirilerle karşılaştı.
“Reckless behavior often leads to regret later on.”
Umursamaz davranışlar genellikle daha sonra pişmanlığa yol açar.
“He was arrested for reckless endangerment after the chase.”
Kovalamacanın ardından pervasız tehlikeye atma suçundan tutuklandı.
“Her reckless words hurt everyone in the room.”
Onun dikkatsiz sözleri odadaki herkesi incitti.
“The company's reckless expansion led to its bankruptcy.”
Şirketin pervasız genişlemesi iflasına yol açtı.
“It was reckless of him to swim alone in the dark ocean.”
Karanlık okyanusta yalnız yüzmek onun için pervasızcaydı.
Eş anlamlılar