apparent
//əˈpærənt//
Çeviri
belirgin, görünür, açık
Tanım
Apparent, bir şeyin kolayca fark edilebilir, anlaşılabilir veya gözle görülür olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir durumun, gerçeğin veya özelliğin dışarıdan açıkça belli olması anlamında kullanılır. Örneğin, bir sorunun çözümü apparent olduğunda, bu çözüm herkes tarafından rahatça görülebilir. Günlük dilde, bir kişinin duyguları veya bir olayın sonucu apparent olabilir; bu, gözlem veya mantık yoluyla hemen anlaşıldığı anlamına gelir. Kelimenin 'görünüşte' gibi daha soyut bir anlamı da vardır, ancak burada en yaygın kullanımı olan 'belirgin' anlamına odaklanılmıştır.
Örnek
“The solution to the problem was apparent to everyone in the room.”
Sorunun çözümü odadaki herkes için belirgindi.
“Her happiness was apparent from her smile.”
Mutluluğu gülümsemesinden belliydi.
“It became apparent that we were lost after walking for an hour.”
Bir saat yürüdükten sonra kaybolduğumuz açıkça ortaya çıktı.
“The damage to the building was apparent even from a distance.”
Binadaki hasar uzaktan bile görünürdü.
“His lack of interest was apparent when he kept checking his phone.”
Sürekli telefonuna bakması ilgisizliğini belli ediyordu.
“The benefits of the new policy are not yet apparent to the employees.”
Yeni politikanın faydaları çalışanlar için henüz belirgin değil.
“It was apparent that she had been crying; her eyes were red.”
Ağladığı belliydi; gözleri kızarmıştı.
“The error in the report was apparent after a quick review.”
Rapordaki hata hızlı bir incelemeden sonra belirgin hale geldi.
“The difference in quality between the two products is apparent.”
İki ürün arasındaki kalite farkı açıkça görülüyor.
“As the sun set, the stars became more apparent in the sky.”
Güneş battıkça yıldızlar gökyüzünde daha belirgin hale geldi.
Eş anlamlılar