lump

//lʌmp//

Fiiller
C1

Çeviri

birleştirmek, toplamak

Tanım

Lump fiili, bu bağlamda birbirine benzeyen veya aynı kategorideki şeyleri tek bir grup, kategori veya bütün halinde birleştirmek anlamına gelir. Genellikle farklılıkları göz ardı ederek veya ayrıntıları atlayarak, nesneleri, insanları veya kavramları ortak bir özellik altında toplamak için kullanılır. Bu kullanım, resmi olmayan veya eleştirel bir tonda, bir şeyleri gereğinden fazla basitleştirme veya genelleme yapma durumlarını ifade eder. Örneğin, farklı görüşlere sahip kişileri aynı kefeye koymak veya çeşitli masrafları tek bir kalemde toplamak gibi.

Örnek

  • You can't lump all teenagers together; they have very different interests.

    Bütün gençleri aynı kefeye koyamazsın; çok farklı ilgi alanları var.

  • The report lumps together expenses from different departments, making it hard to see where the money went.

    Rapor, farklı departmanların harcamalarını birleştiriyor ve paranın nereye gittiğini görmeyi zorlaştırıyor.

  • Critics argue that the new policy lumps all immigrants into one category, ignoring their unique circumstances.

    Eleştirmenler, yeni politikanın tüm göçmenleri tek bir kategoride topladığını ve benzersiz koşullarını görmezden geldiğini savunuyor.

  • She tends to lump her problems together, which only makes them seem more overwhelming.

    Sorunlarını bir araya toplama eğilimindedir, bu da onları daha bunaltıcı gösterir.

  • In his speech, he lumped several unrelated issues under the same heading.

    Konuşmasında, birbiriyle ilgisiz birkaç konuyu aynı başlık altında topladı.

  • The teacher warned us not to lump all the data together without analyzing each set separately.

    Öğretmen, her bir veri setini ayrı ayrı analiz etmeden hepsini birleştirmememiz konusunda bizi uyardı.

  • It's unfair to lump all politicians into the same group; some are genuinely dedicated to public service.

    Tüm politikacıları aynı grupta toplamak haksızlık; bazıları gerçekten kamu hizmetine adanmıştır.

  • The company lumps all its shipping costs into a single fee for simplicity.

    Şirket, basitlik adına tüm nakliye maliyetlerini tek bir ücrette birleştiriyor.

  • Historians often lump the 1990s into a single decade, but each year had its own distinct character.

    Tarihçiler genellikle 1990'ları tek bir on yıl olarak toplar, ancak her yılın kendine özgü bir karakteri vardı.

  • Don't lump my opinion with theirs; I have a completely different perspective.

    Benim fikrimi onlarınkiyle birleştirme; tamamen farklı bir bakış açım var.

Eş anlamlılar

birleştirmek
toplamak
aynı kefeye koymak
genellemek
kategorize etmek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

tamper

karıştırmak, kurcalamak, tahrif etmek

Fiiller

Bir şeyi izinsiz, yanlış veya kötü niyetle değiştirmek, bozmak veya ona müdahale etmek. Genellikle belgeleri, kanıtları, mekanizmaları veya süreçleri yetkisiz bir şekilde değiştirerek orijinal halinde…

expose

ifşa etmek, açığa vurmak

Fiiller

Expose, bir sırrı, gizli bir gerçeği veya utanç verici bir durumu kasıtlı olarak ortaya çıkarmak ve kamuoyuna duyurmak anlamına gelir. Bu fiil genellikle olumsuz veya hassas bilgilerin açığa çıkarılma…

minister

papaz (Protestan)

İsimler

Minister, özellikle Protestan mezheplerinde kilise hizmeti veren, dini törenleri yöneten ve cemaate rehberlik eden din adamıdır. Katolik ve Ortodoks geleneklerindeki 'rahip' veya 'peder' terimlerinden…

object

itiraz etmek

Fiiller

Object fiili, bir şeye karşı çıkmak, onaylamamak veya bir durumu kabul etmemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya günlük konuşmalarda, bir kişinin bir fikre, plana veya eyleme karşı olduğunu…

observe

belirtmek, söylemek, ifade etmek

Fiiller

Observe fiili, bir görüş veya yorumu resmi veya düşünceli bir şekilde ifade etmek anlamında kullanılır. Genellikle bir konuşma veya tartışma sırasında, kişinin gözlemlerine dayanarak bir noktayı vurgu…

oppose

karşı koymak, itiraz etmek, engel olmaya çalışmak

Fiiller

Oppose, bir fikre, plana, eyleme veya kişiye karşı çıkmak, direnmek veya onu engellemeye çalışmak anlamına gelen bir fiildir. Genellikle resmi veya güçlü bir itirazı ifade eder. Bu kelime, bir kişinin…

pile

yığmak, istiflemek

Fiiller

Pile fiili, genellikle düzensiz veya özensiz bir şekilde, bir şeyleri üst üste koyarak biriktirmek, yığın oluşturmak anlamına gelir. Bu eylem, nesnelerin düzenli bir istiften ziyade, çoğunlukla karışı…

pine

özlemek, hasret çekmek

Fiiller

'Pine' fiili, genellikle 'pine for' veya 'pine away' şeklinde kullanılarak, bir kişiye, yere veya geçmiş bir duruma karşı yoğun ve acı verici bir özlem duymayı ifade eder. Bu duygu, kişinin mutsuz olm…

pitch

zift

İsimler

Pitch, özellikle kömür veya odun gibi organik maddelerin damıtılmasıyla elde edilen, koyu renkli, yapışkan ve su geçirmez bir malzemedir; zift veya katran olarak bilinir. Genellikle çatı kaplama, su y…

poison

zehirlemek

Fiiller

Poison kelimesi, fiziksel bir madde olarak zehir anlamının yanı sıra, mecazi olarak bir şeyi yıkıcı veya zararlı hale getirmek, bozmak anlamında da kullanılır. Bu kullanımda, bir ilişkiyi, ortamı, düş…