possess

//pəˈzes//

Fiiller
C1

Çeviri

etkisi altına almak

Tanım

'Possess' fiilinin bu ileri seviye (C1) kullanımı, bir duygunun, düşüncenin veya ruh halinin bir kişiyi tamamen kontrol altına alması, ele geçirmesi anlamına gelir. Genellikle olumsuz, güçlü ve kontrol edilmesi zor duygular veya hisler için kullanılır. Kişinin iradesi dışında, onu yöneten ve davranışlarını şekillendiren bir içsel gücü ifade eder. Bu kullanım, kişinin o duyguya sahip olmasından ziyade, duygunun kişiye sahip olması, onu esir alması gibi bir dinamik yaratır. Resmi ve edebi bağlamlarda daha yaygındır.

Örnek

  • A sudden rage possessed him, and he slammed his fist on the table.

    Ani bir öfke onu etkisi altına aldı ve yumruğunu masaya vurdu.

  • She was possessed by an overwhelming desire to tell the truth, no matter the consequences.

    Sonuçları ne olursa olsun, gerçeği söyleme arzusu onu tamamen etkisi altına almıştı.

  • In the old tale, the hero was possessed by a spirit of vengeance after his family was wronged.

    Eski hikâyede, kahraman ailesine haksızlık yapıldıktan sonra bir intikam ruhu tarafından ele geçirilmişti.

  • A strange calm possessed her as she walked into the interview room.

    Mülakat odasına yürürken tuhaf bir sakinlik onu etkisi altına aldı.

  • He felt possessed by a profound sense of melancholy every time he visited his childhood home.

    Çocukluk evini her ziyaret ettiğinde, derin bir melankoli duygusu onu ele geçiriyordu.

  • The entire crowd was possessed by a collective euphoria when their team scored the winning goal.

    Takımları galibiyet golünü attığında, tüm kalabalık kolektif bir coşku tarafından etkisi altına alındı.

  • An irrational fear of failure possessed him, paralyzing his ability to make a decision.

    Başarısızlık korkusu onu etkisi altına aldı ve karar verme yetisini felç etti.

  • The artist claimed he was possessed by a creative frenzy that lasted for three days and nights.

    Sanatçı, üç gün üç gece süren yaratıcı bir çılgınlık tarafından ele geçirildiğini iddia etti.

  • A feeling of dread possessed the villagers as the storm clouds gathered on the horizon.

    Ufukta fırtına bulutları toplanırken, bir korku hissi köylüleri etkisi altına aldı.

  • She fought against the jealousy that threatened to possess her after hearing the news.

    Haberleri duyduktan sonra onu etkisi altına almakla tehdit eden kıskançlığa karşı savaştı.

Eş anlamlılar

ele geçirmek
sarmak
kaplamak

Diğer anlamlar

  • B1
    sahip olmak (mülk, nitelik)Bu anlama git
  • C1
    etkisi altına almak, ele geçirmek (ruh, his)(bu sayfa)

İlgili kelimeler

tamper

karıştırmak, kurcalamak, tahrif etmek

Fiiller

Bir şeyi izinsiz, yanlış veya kötü niyetle değiştirmek, bozmak veya ona müdahale etmek. Genellikle belgeleri, kanıtları, mekanizmaları veya süreçleri yetkisiz bir şekilde değiştirerek orijinal halinde…

pile

yığmak, istiflemek

Fiiller

Pile fiili, genellikle düzensiz veya özensiz bir şekilde, bir şeyleri üst üste koyarak biriktirmek, yığın oluşturmak anlamına gelir. Bu eylem, nesnelerin düzenli bir istiften ziyade, çoğunlukla karışı…

pine

özlemek, hasret çekmek

Fiiller

'Pine' fiili, genellikle 'pine for' veya 'pine away' şeklinde kullanılarak, bir kişiye, yere veya geçmiş bir duruma karşı yoğun ve acı verici bir özlem duymayı ifade eder. Bu duygu, kişinin mutsuz olm…

pitch

zift

İsimler

Pitch, özellikle kömür veya odun gibi organik maddelerin damıtılmasıyla elde edilen, koyu renkli, yapışkan ve su geçirmez bir malzemedir; zift veya katran olarak bilinir. Genellikle çatı kaplama, su y…

poison

zehirlemek

Fiiller

Poison kelimesi, fiziksel bir madde olarak zehir anlamının yanı sıra, mecazi olarak bir şeyi yıkıcı veya zararlı hale getirmek, bozmak anlamında da kullanılır. Bu kullanımda, bir ilişkiyi, ortamı, düş…

presume

haddini aşmak, cüret etmek

Fiiller

Presume kelimesinin bu C1 seviyesindeki kullanımı, birinin kendine ait olmayan bir hak, yetki veya yakınlık derecesini kullanarak, uygunsuz bir şekilde bir şey yapmaya kalkışmasını ifade eder. Genelli…

prime

başbakan

İsimler

Başbakan, bir ülkenin hükümetinin başı olan ve genellikle yürütme yetkisini kullanan en yüksek siyasi makamdaki kişidir. Bu unvan, parlamenter sistemlerde yasama organına karşı sorumlu olan hükümet ba…

recall

geri çağırma

İsimler

Geri çağırma (recall), bir üreticinin, güvenlik, sağlık veya performans açısından bir kusur veya risk tespit edilen ürünleri piyasadan toplaması veya tüketicileri onarmaya/düzeltmeye çağırması işlemid…

reserve

mesafe, çekingenlik

İsimler

Reserve, bir kişinin duygusal olarak mesafeli, resmi ve açık davranışlardan kaçınan tutumunu ifade eder. Bu anlamda, kişinin kendini geri çekmesi, samimiyetsiz veya soğuk görünmesi anlamına gelir. Gen…

retire

yatmak, çekilmek

Fiiller

Retire, resmi veya edebi bir dille, özellikle geceleyin yatağa gitmek veya bir odada dinlenmek için çekilmek anlamına gelir. Bu kullanım, günlük konuşmada kullanılan 'go to bed' ifadesinden daha resmi…