possess

//pəˈzes//

Fiiller
B1

Çeviri

sahip olmak

Tanım

Possess fiili, bir şeye veya bir niteliğe sahip olma durumunu ifade eder. Bu, fiziksel bir nesneye (mülk) veya soyut bir özelliğe (beceri, yetenek, karakter özelliği) sahip olmayı kapsar. Genellikle resmi veya yazılı bağlamlarda kullanılır ve sahip olunan şeyin genellikle değerli, kalıcı veya ayırt edici olduğu hissini verir. Günlük konuşmada 'have' fiili daha yaygınken, 'possess' daha vurgulu ve kesin bir ifadedir.

Örnek

  • He possesses a large collection of rare stamps.

    Nadir pullardan oluşan büyük bir koleksiyona sahip.

  • She possesses remarkable patience when dealing with children.

    Çocuklarla ilgilenirken olağanüstü bir sabra sahip.

  • To apply for this job, you must possess a valid driver's license.

    Bu işe başvurmak için geçerli bir sürücü belgesine sahip olmalısınız.

  • The old mansion is believed to possess a hidden treasure.

    Eski köşkün gizli bir hazineye sahip olduğuna inanılıyor.

  • They possess all the necessary skills to complete the project.

    Projeyi tamamlamak için gerekli tüm becerilere sahipler.

  • This land possesses great potential for agricultural development.

    Bu arazi, tarımsal gelişim için büyük bir potansiyele sahip.

  • A true leader possesses both confidence and humility.

    Gerçek bir lider hem özgüvene hem de alçakgönüllülüğe sahiptir.

  • The museum possesses several paintings by famous artists.

    Müze, ünlü sanatçıların birkaç tablosuna sahip.

  • I wish I possessed her ability to stay calm under pressure.

    Keşke onun baskı altında sakin kalma yeteneğine sahip olsaydım.

  • The company possesses the latest technology in its field.

    Şirket, kendi alanındaki en son teknolojiye sahip.

Eş anlamlılar

elde bulundurmak
hâiz olmak

Diğer anlamlar

  • B1
    sahip olmak (mülk, nitelik)(bu sayfa)
  • C1
    etkisi altına almak, ele geçirmek (ruh, his)Bu anlama git

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.