possess
//pəˈzes//
Çeviri
sahip olmak
Tanım
Possess fiili, bir şeye veya bir niteliğe sahip olma durumunu ifade eder. Bu, fiziksel bir nesneye (mülk) veya soyut bir özelliğe (beceri, yetenek, karakter özelliği) sahip olmayı kapsar. Genellikle resmi veya yazılı bağlamlarda kullanılır ve sahip olunan şeyin genellikle değerli, kalıcı veya ayırt edici olduğu hissini verir. Günlük konuşmada 'have' fiili daha yaygınken, 'possess' daha vurgulu ve kesin bir ifadedir.
Örnek
“He possesses a large collection of rare stamps.”
Nadir pullardan oluşan büyük bir koleksiyona sahip.
“She possesses remarkable patience when dealing with children.”
Çocuklarla ilgilenirken olağanüstü bir sabra sahip.
“To apply for this job, you must possess a valid driver's license.”
Bu işe başvurmak için geçerli bir sürücü belgesine sahip olmalısınız.
“The old mansion is believed to possess a hidden treasure.”
Eski köşkün gizli bir hazineye sahip olduğuna inanılıyor.
“They possess all the necessary skills to complete the project.”
Projeyi tamamlamak için gerekli tüm becerilere sahipler.
“This land possesses great potential for agricultural development.”
Bu arazi, tarımsal gelişim için büyük bir potansiyele sahip.
“A true leader possesses both confidence and humility.”
Gerçek bir lider hem özgüvene hem de alçakgönüllülüğe sahiptir.
“The museum possesses several paintings by famous artists.”
Müze, ünlü sanatçıların birkaç tablosuna sahip.
“I wish I possessed her ability to stay calm under pressure.”
Keşke onun baskı altında sakin kalma yeteneğine sahip olsaydım.
“The company possesses the latest technology in its field.”
Şirket, kendi alanındaki en son teknolojiye sahip.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1sahip olmak (mülk, nitelik)(bu sayfa)
- C1etkisi altına almak, ele geçirmek (ruh, his)Bu anlama git