pine
//paɪn//
Çeviri
özlemek, hasret çekmek
Tanım
'Pine' fiili, genellikle 'pine for' veya 'pine away' şeklinde kullanılarak, bir kişiye, yere veya geçmiş bir duruma karşı yoğun ve acı verici bir özlem duymayı ifade eder. Bu duygu, kişinin mutsuz olmasına ve hatta fiziksel olarak zayıf düşmesine neden olabilen derin bir hasreti anlatır. Kullanımı genellikle edebi veya duygusal bir bağlamda, kayıp veya uzaklık hissini vurgulamak içindir. 'Pine' kelimesi, sadece basit bir istek değil, derin bir iç çekiş ve kederle karışık bir arzu anlamı taşır.
Örnek
“She pined for her homeland every single day she spent abroad.”
Yurtdışında geçirdiği her gün, vatanına hasret çekti.
“After his dog passed away, the old man began to pine away with grief.”
Köpeği öldükten sonra, yaşlı adam kederinden erimeye başladı.
“He spent years pining for a love that could never be.”
Asla gerçekleşemeyecek bir aşkı yıllarca özlemekle geçirdi.
“The exiled poet pined for the familiar streets of his city.”
Sürgündeki şair, şehrinin tanıdık sokaklarını özledi.
“You can't just sit here and pine for what might have been; you need to move forward.”
Burada oturup olabilecek şeyler için hasret çekemezsin; ilerlemen gerekiyor.
“In her letters, she confessed to pining for the sound of his voice.”
Mektuplarında, onun sesini özlediğini itiraf etti.
“The soldiers, stationed far away, often pined for the comforts of home.”
Uzaklarda konuşlanmış askerler, sık sık evlerinin rahatını özlediler.
“She pined after her childhood summers spent at her grandmother's seaside cottage.”
Büyükannesinin deniz kenarındaki kulübesinde geçirdiği çocukluk yazlarını özledi.
“A sense of melancholy filled him as he pined for the lost opportunities of his youth.”
Gençliğinin kayıp fırsatlarını özlerken, içini bir hüzün duygusu kapladı.
“Don't waste your life pining for someone who doesn't value you.”
Seni değerli görmeyen biri için hasret çekerek hayatını harcama.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1ağaç türü (çam)Bu anlama git
- C1özlemek, hasret çekmek(bu sayfa)