poison

//ˈpɔɪz(ə)n//

Fiiller
C1

Çeviri

zehirlemek

Tanım

Poison kelimesi, fiziksel bir madde olarak zehir anlamının yanı sıra, mecazi olarak bir şeyi yıkıcı veya zararlı hale getirmek, bozmak anlamında da kullanılır. Bu kullanımda, bir ilişkiyi, ortamı, düşünceyi veya duyguyu yavaş yavaş tahrip etmek, içine olumsuzluk, güvensizlik veya nefret aşılamak ifade edilir. Genellikle sinsice ve uzun vadede gerçekleşen bir bozulma sürecine işaret eder. Örneğin, kin, şüphe veya yanlış bilgi bir topluluğun atmosferini zehirleyebilir.

Örnek

  • His constant jealousy began to poison their once happy marriage.

    Sürekli kıskançlığı, bir zamanlar mutlu olan evliliklerini zehirlemeye başladı.

  • Rumors and gossip can quickly poison the work environment.

    Söylenti ve dedikodular iş ortamını hızla zehirleyebilir.

  • She didn't want her past failures to poison her hopes for the future.

    Geçmişteki başarısızlıklarının geleceğe dair umutlarını zehirlemesini istemiyordu.

  • The toxic rivalry between the two departments poisoned any chance of collaboration.

    İki departman arasındaki zehirli rekabet, işbirliği yapma şansını tamamen zehirledi.

  • His cynical worldview poisoned his son's innocent perspective on life.

    Onun alaycı dünya görüşü, oğlunun hayata dair masum bakış açısını zehirledi.

  • The political scandal poisoned public trust in the government.

    Siyasi skandal, halkın hükümete olan güvenini zehirledi.

  • You must not let this bitterness poison your heart.

    Bu acılığın kalbini zehirlemesine izin vermemelisin.

  • The manager's favoritism is poisoning team morale.

    Yöneticinin kayırmacılığı, takım moralini zehirliyor.

  • Their friendship was poisoned by a single act of betrayal.

    Dostlukları, tek bir ihanet eylemiyle zehirlendi.

  • Fear and misinformation are poisoning the debate on this important issue.

    Korku ve yanlış bilgi, bu önemli konudaki tartışmayı zehirliyor.

Eş anlamlılar

bozmak
tahrip etmek
ifsat etmek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

tamper

karıştırmak, kurcalamak, tahrif etmek

Fiiller

Bir şeyi izinsiz, yanlış veya kötü niyetle değiştirmek, bozmak veya ona müdahale etmek. Genellikle belgeleri, kanıtları, mekanizmaları veya süreçleri yetkisiz bir şekilde değiştirerek orijinal halinde…

pile

yığmak, istiflemek

Fiiller

Pile fiili, genellikle düzensiz veya özensiz bir şekilde, bir şeyleri üst üste koyarak biriktirmek, yığın oluşturmak anlamına gelir. Bu eylem, nesnelerin düzenli bir istiften ziyade, çoğunlukla karışı…

pine

özlemek, hasret çekmek

Fiiller

'Pine' fiili, genellikle 'pine for' veya 'pine away' şeklinde kullanılarak, bir kişiye, yere veya geçmiş bir duruma karşı yoğun ve acı verici bir özlem duymayı ifade eder. Bu duygu, kişinin mutsuz olm…

pitch

zift

İsimler

Pitch, özellikle kömür veya odun gibi organik maddelerin damıtılmasıyla elde edilen, koyu renkli, yapışkan ve su geçirmez bir malzemedir; zift veya katran olarak bilinir. Genellikle çatı kaplama, su y…

possess

etkisi altına almak

Fiiller

'Possess' fiilinin bu ileri seviye (C1) kullanımı, bir duygunun, düşüncenin veya ruh halinin bir kişiyi tamamen kontrol altına alması, ele geçirmesi anlamına gelir. Genellikle olumsuz, güçlü ve kontro…

presume

haddini aşmak, cüret etmek

Fiiller

Presume kelimesinin bu C1 seviyesindeki kullanımı, birinin kendine ait olmayan bir hak, yetki veya yakınlık derecesini kullanarak, uygunsuz bir şekilde bir şey yapmaya kalkışmasını ifade eder. Genelli…

prime

başbakan

İsimler

Başbakan, bir ülkenin hükümetinin başı olan ve genellikle yürütme yetkisini kullanan en yüksek siyasi makamdaki kişidir. Bu unvan, parlamenter sistemlerde yasama organına karşı sorumlu olan hükümet ba…

recall

geri çağırma

İsimler

Geri çağırma (recall), bir üreticinin, güvenlik, sağlık veya performans açısından bir kusur veya risk tespit edilen ürünleri piyasadan toplaması veya tüketicileri onarmaya/düzeltmeye çağırması işlemid…

reserve

mesafe, çekingenlik

İsimler

Reserve, bir kişinin duygusal olarak mesafeli, resmi ve açık davranışlardan kaçınan tutumunu ifade eder. Bu anlamda, kişinin kendini geri çekmesi, samimiyetsiz veya soğuk görünmesi anlamına gelir. Gen…

retire

yatmak, çekilmek

Fiiller

Retire, resmi veya edebi bir dille, özellikle geceleyin yatağa gitmek veya bir odada dinlenmek için çekilmek anlamına gelir. Bu kullanım, günlük konuşmada kullanılan 'go to bed' ifadesinden daha resmi…