poison
//ˈpɔɪz(ə)n//
Çeviri
zehirlemek
Tanım
Poison fiili, bir canlıyı zehirli bir madde vererek hasta etmek, öldürmek veya zarar vermek anlamına gelir. Bu eylem genellikle kasıtlı bir zarar verme niyetiyle veya kazara gerçekleşebilir. Zehirlemek, bir kişiyi, hayvanı veya bitkiyi fiziksel olarak etkileyen ve genellikle ciddi sağlık sorunlarına yol açan bir eylemdir. Günlük dilde mecazi olarak 'zehirlemek' (örneğin, bir ilişkiyi zehirlemek) şeklinde de kullanılabilse de, burada fiziksel ve gerçek anlamdaki kullanımı esas alınmıştır.
Örnek
“The disgruntled cook tried to poison the king's food.”
Memnuniyetsiz aşçı, kralın yemeğini zehirlemeye çalıştı.
“Some mushrooms can poison you if you eat them.”
Yersen bazı mantarlar seni zehirleyebilir.
“The farmer suspected someone was trying to poison his livestock.”
Çiftçi, birisinin çiftlik hayvanlarını zehirlemeye çalıştığından şüphelendi.
“Industrial waste has poisoned the river, killing all the fish.”
Endüstriyel atıklar nehri zehirledi ve tüm balıkları öldürdü.
“He was accused of plotting to poison his business rival.”
İş rakibini zehirlemek için komplo kurmakla suçlandı.
“The dog got very sick after eating something that poisoned it.”
Köpek, onu zehirleyen bir şey yedikten sonra çok hastalandı.
“In the mystery novel, the victim was poisoned with arsenic.”
Polisiye romanda, kurban arsenikle zehirlenmişti.
“Pesticides can poison beneficial insects like bees.”
Böcek ilaçları, arılar gibi faydalı böcekleri zehirleyebilir.
“The spy carried a capsule to poison himself if captured.”
Casus, yakalanırsa kendini zehirlemek için bir kapsül taşıyordu.
“Leaded gasoline used to poison the air in cities.”
Kurşunlu benzin eskiden şehirlerdeki havayı zehirlerdi.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1zehir (madde)Bu anlama git
- B2zehirlemek (fiil)(bu sayfa)
- C1zehirlemek (mecazi, ilişki, düşünce)Bu anlama git