oppose
//əˈpəʊz//
Çeviri
karşı koymak, itiraz etmek, engel olmaya çalışmak
Tanım
Oppose, bir fikre, plana, eyleme veya kişiye karşı çıkmak, direnmek veya onu engellemeye çalışmak anlamına gelen bir fiildir. Genellikle resmi veya güçlü bir itirazı ifade eder. Bu kelime, bir kişinin aktif olarak bir şeyin gerçekleşmesini önlemek için harekete geçtiği durumlarda kullanılır. Örneğin, bir yasaya karşı çıkmak, bir projeyi engellemeye çalışmak veya bir değişikliğe direnmek gibi bağlamlarda sıkça görülür. C1 seviyesindeki bu kullanım, daha soyut ve stratejik karşıtlıkları ifade eder.
Örnek
“The senator opposed the new tax bill, arguing it would harm the middle class.”
Senatör, orta sınıfa zarar vereceğini savunarak yeni vergi yasasına karşı çıktı.
“Many residents opposed the construction of the highway through the forest.”
Birçok bölge sakini, otoyolun ormanın içinden geçmesine karşı çıktı.
“She opposed her colleague's proposal during the meeting, citing budget constraints.”
Bütçe kısıtlamalarını gerekçe göstererek toplantıda meslektaşının önerisine karşı çıktı.
“The activist group opposed the company's plan to dump waste in the river.”
Aktivist grup, şirketin nehre atık boşaltma planına karşı çıktı.
“He opposed the decision to cut funding for education, calling it short-sighted.”
Eğitime ayrılan fonu kesme kararına karşı çıktı ve bunu kısa görüşlü olarak nitelendirdi.
“The committee opposed the merger, fearing it would reduce competition.”
Komite, rekabeti azaltacağı endişesiyle birleşmeye karşı çıktı.
“They opposed the new policy because it restricted freedom of speech.”
Yeni politikayı, ifade özgürlüğünü kısıtladığı için engellemeye çalıştılar.
“The judge opposed the lawyer's motion to dismiss the case.”
Hakim, avukatın davayı düşürme talebine karşı çıktı.
“Local farmers opposed the dam project, as it would flood their lands.”
Yerel çiftçiler, topraklarını sular altında bırakacağı için baraj projesine karşı çıktı.
“She opposed the use of pesticides in the park, advocating for organic methods.”
Parkta böcek ilacı kullanımına karşı çıktı ve organik yöntemleri savundu.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B2karşı çıkmak, muhalefet etmekBu anlama git
- C1karşı koymak, engel olmak(bu sayfa)