object

//ˈɑːb.dʒɪkt//

İsimler
B1

Çeviri

amaç

Tanım

Object kelimesi, bir şeyin yapılması veya elde edilmesi için ulaşılmak istenen sonuç, niyet veya hedef anlamına gelir. Bu kullanımda, bir eylemin arkasındaki neden veya planlanan sonuç ifade edilir. Genellikle resmi veya planlı bir bağlamda, bir projenin, toplantının veya çabanın temel gayesini belirtmek için kullanılır. Örneğin, 'The object of the game is to score the most points' cümlesinde, oyunun birincil hedefi vurgulanmaktadır.

Örnek

  • The main object of this meeting is to finalize the budget.

    Bu toplantının ana amacı, bütçeyi sonuçlandırmaktır.

  • His object in studying so hard is to get into a good university.

    Bu kadar sıkı çalışmasındaki amacı, iyi bir üniversiteye girmektir.

  • The object of the exercise is to improve team communication.

    Alıştırmanın amacı, takım iletişimini geliştirmektir.

  • What is the primary object of your research?

    Araştırmanızın birincil amacı nedir?

  • Our main object is to provide clean water to the village.

    Temel amacımız, köye temiz su sağlamaktır.

  • The object of the campaign is to raise awareness about recycling.

    Kampanyanın amacı, geri dönüşüm konusunda farkındalık yaratmaktır.

  • She explained that the object of the game was simple: find the hidden key.

    Oyunun amacının basit olduğunu açıkladı: gizli anahtarı bulmak.

  • The company's stated object is to become carbon neutral by 2030.

    Şirketin belirtilen amacı, 2030 yılına kadar karbon nötr olmaktır.

  • With the clear object of winning the championship, the team trained intensely.

    Şampiyonluğu kazanma amacıyla, takım yoğun bir şekilde antrenman yaptı.

  • The object of this discussion is not to blame anyone, but to find a solution.

    Bu tartışmanın amacı kimseyi suçlamak değil, bir çözüm bulmaktır.

Eş anlamlılar

hedef
niyet
gaye
maksat

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

infant

bebek

İsimler

Doğumdan yaklaşık bir yaşına kadar olan çok küçük çocuk; yeni doğmuş veya çok genç bir insan yavrusu. Bu dönemdeki çocuklar henüz yürüyemez ve konuşamazlar.

union

birlik

İsimler

İki veya daha fazla kişi, grup, kuruluş veya devletin ortak bir amaç, çıkar veya ilke doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşan topluluk veya örgüt. Ayrıca, farklı parçaların birleşmesiyle oluşan bütü…

saucer

fincan tabağı

İsimler

Bir fincanın altına konulan, genellikle porselen veya seramikten yapılmış, yuvarlak ve düz tabak. Fincanı taşımak, sıcak fincanı masaya koymak veya fincandan sızan sıvıları toplamak için kullanılır. A…

proof

kanıt

İsimler

Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini veya varlıını gösteren somut delil, belge veya mantıksal gösterim. Matematik ve mantıkta, bir önermenin doğruluğunu kesin olarak gösteren akıl yürütme dizisi.

belief

inanç

İsimler

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğuna dair zihinsel kabul; bir fikre, ilkeye veya öğretiye duyulan güven ve bağlılık. İnanç, genellikle kanıt gerektirmeyen, kişisel veya toplumsal bir kabuldür.

nerve

sinir

İsimler

Sinir, vücutta duyuları ve hareketi kontrol eden, beyin ve omurilikten çıkan ince liflerden oluşan yapıdır. Ayrıca, mecazi olarak cesaret, cüret veya soğukkanlılık anlamında da kullanılır.

billion

milyar

İsimler

Bir milyar, sayısal değer olarak 1.000.000.000 (bin milyon) veya 1.000.000.000.000 (bir milyon milyon) anlamına gelen bir sayıdır. Türkçede genellikle 'kısa ölçek' sistemi kullanılır ve 1 milyar = 1.0…

cause

neden, sebep

İsimler

Bir olayın, durumun veya eylemin gerçekleşmesine yol açan şey; bir şeyin olmasına veya yapılmasına neden olan faktör. Ayrıca, bir amaç veya ideal uğruna çalışmak anlamında da kullanılabilir.

comfort

rahatlık, konfor

İsimler

Fiziksel veya zihinsel olarak huzurlu, sıkıntısız ve hoş bir durum; acı, endişe veya rahatsızlıktan uzak olma hali. Ayrıca, birini teselli etme, rahatlatma eylemi veya bu amaçla söylenen söz anlamında…

control

kontrol

İsimler

Bir şeyi yönetmek, düzenlemek veya denetlemek için uygulanan güç veya yetki. Ayrıca, bir sistemin, sürecin veya durumun istenen şekilde işlemesini sağlamak için alınan önlemler veya kurallar bütünü an…