snap

//snæp//

Fiiller
B2

Çeviri

şak diye çekmek, anlık fotoğraf çekmek

Tanım

Snap fiili, bu bağlamda, hızlı ve genellikle düşünmeden, anlık bir hareketle fotoğraf çekmek anlamına gelir. Özellikle resmi olmayan, hızlıca ve çoğunlukla profesyonel olmayan bir şekilde, genellikle bir akıllı telefon veya dijital fotoğraf makinesi kullanarak fotoğraf çekmeyi ifade eder. Bu eylem, dikkatli bir kompozisyon veya ayar gerektirmeden, bir anı hızla yakalamak için yapılır. Günlük konuşmada ve sosyal medya bağlamında sıkça kullanılır.

Örnek

  • I managed to snap a picture of the bird before it flew away.

    Kuş uçmadan önce onun bir fotoğrafını şak diye çekmeyi başardım.

  • She quickly snapped a few photos of the stunning sunset with her phone.

    Telefonuyla muhteşem gün batımının birkaç anlık fotoğrafını hızla çekti.

  • Don't move, let me snap a photo of you in front of the monument.

    Kıpırdama, anıtın önünde senin bir fotoğrafını çekeyim.

  • He snapped dozens of pictures at the concert, even though the lighting was poor.

    Işıklandırma kötü olmasına rağmen, konserde onlarca fotoğraf çekti.

  • Tourists were snapping photos of everything they saw in the old city.

    Turistler, eski şehirde gördükleri her şeyin fotoğrafını çekiyorlardı.

  • Can you snap a picture of our group? I want to remember this moment.

    Grubumuzun bir fotoğrafını çeker misin? Bu anı hatırlamak istiyorum.

  • The paparazzi are always trying to snap candid photos of celebrities.

    Paparazziler her zaman ünlülerin doğal anlık fotoğraflarını çekmeye çalışır.

  • I just snapped a quick photo of the recipe so I wouldn't forget it.

    Tarifi unutmamak için hızlıca bir fotoğrafını çektim.

  • Before the food gets cold, let's snap a photo for Instagram.

    Yemek soğumadan önce, Instagram için bir fotoğraf çekelim.

  • The security camera snapped a clear image of the license plate.

    Güvenlik kamerası, plakanın net bir görüntüsünü yakaladı.

Eş anlamlılar

çekmek
fotoğraflamak
görüntülemek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

accuse

suçlamak

Fiiller

Bir kişiyi bir suç veya yanlış bir eylem işlemekle itham etmek, onu bir kabahatle suçlu olarak göstermek. Resmi bir suçlama veya günlük konuşmada birini bir şeyden sorumlu tutmak anlamında kullanılır.

adapt

uyum sağlamak, adapte olmak

Fiiller

Bir şeyi yeni koşullara, durumlara veya ortamlara göre değiştirmek, ayarlamak veya kendini bu yeni şartlara alıştırmak. Bu süreç fiziksel, davranışsal veya zihinsel bir değişimi içerebilir.

alter

değiştirmek

Fiiller

Bir şeyin durumunu, biçimini, içeriğini veya görünümünü farklı bir hale getirmek, başka türlü yapmak. Genellikle küçük veya orta ölçekli değişiklikler için kullanılır, tamamen yeniden yapmaktan ziyade…

appoint

atamak

Fiiller

Bir kişiyi resmi olarak bir göreve, pozisyona veya işe getirmek; bir görev için seçmek ve tayin etmek. Ayrıca, bir toplantı veya randevu için zaman ve yer belirlemek anlamında da kullanılabilir.

assume

varsaymak, farz etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan kabul etmek veya bir durumun gerçekleşeceğini düşünerek hareket etmek. Ayrıca, bir rolü veya sorumluluğu üstlenmek anlamında da kullanılır.

assure

temin etmek, garanti etmek

Fiiller

Bir şeyin kesinlikle olacağına veya doğru olduğuna dair güvence vermek, söz vermek veya bir durumu garanti altına almak anlamına gelir. Bir kişiyi endişelerinden kurtarmak için güven vermek için de ku…

bind

bağlamak

Fiiller

Bir şeyi başka bir şeye fiziksel olarak sabitlemek, tutturmak veya bir arada tutmak için kullanılan fiil. Ayrıca, bir sözleşme veya yasal yükümlülük altına sokmak, mecazen bir duruma veya duyguya haps…