rush

//rʌʃ//

Fiiller
C1

Çeviri

aceleyle yapmak, üstünkörü yapmak

Tanım

Rush, bir işi gereken özeni göstermeden, çok hızlı ve dikkatsiz bir şekilde yapmak anlamına gelir. Bu kullanım, genellikle zaman baskısı veya yeterli ilgi eksikliği nedeniyle ortaya çıkan, kalitesiz veya eksik sonuçlara yol açan bir eylemi ifade eder. Örneğin, bir raporu aceleyle tamamlamak veya bir ödevi son dakikada üstünkörü yapmak gibi durumlarda kullanılır. Bu fiil, işin kalitesinin düşük olmasına vazgeçilmez bir şekilde işaret eder ve olumsuz bir çağrışım taşır.

Örnek

  • I had to rush the presentation because the deadline was moved up, and it showed in the final product.

    Son teslim tarihi erkene alındığı için sunumu aceleyle yapmak zorunda kaldım ve bu nihai üründe belli oldu.

  • Don't rush your homework; take your time to understand the concepts properly.

    Ödevini aceleyle yapma; kavramları doğru anlamak için zaman ayır.

  • The contractor rushed the repairs, and now the leak has started again.

    Müteahhit tamiratı üstünkörü yaptı ve şimdi tekrar sızmaya başladı.

  • She regretted rushing through the application form, as she missed several important sections.

    Başvuru formunu aceleyle doldurduğu için pişman oldu çünkü birkaç önemli bölümü atlamıştı.

  • If you rush the cooking process, the cake might not rise properly.

    Pişirme sürecini aceleyle yaparsan, kek düzgün kabarmayabilir.

  • He always rushes his essays the night before they are due, resulting in poor grades.

    O, makalelerini her zaman teslim edileceği gecenin öncesinde aceleyle yazar ve bu da düşük notlarla sonuçlanır.

  • The team was pressured to rush the software update, which led to numerous bugs.

    Ekip, yazılım güncellemesini aceleyle yapmak için baskı altındaydı ve bu da sayısız hataya yol açtı.

  • You can tell the walls were rushed; the paint is uneven and there are visible brush strokes.

    Duvarların aceleyle boyandığı belli oluyor; boya düzensiz ve fırça izleri görünüyor.

  • Rushing through a complex legal document is a sure way to overlook critical details.

    Karmaşık bir yasal belgeyi aceleyle okumak, kritik detayları gözden kaçırmanın kesin bir yoludur.

  • I advise against rushing the decision; it's better to consider all options carefully.

    Kararı aceleyle vermenizi tavsiye etmem; tüm seçenekleri dikkatlice değerlendirmek daha iyidir.

Eş anlamlılar

acele etmek
üstünkörü tamamlamak
hızlıca bitirmek

Diğer anlamlar

  • B1
    acele etmek, hızla hareket etmekBu anlama git
  • B2
    ani bir artış veya akınBu anlama git
  • C1
    aceleyle yapmak, üstünkörü yapmak(bu sayfa)

İlgili kelimeler

tamper

karıştırmak, kurcalamak, tahrif etmek

Fiiller

Bir şeyi izinsiz, yanlış veya kötü niyetle değiştirmek, bozmak veya ona müdahale etmek. Genellikle belgeleri, kanıtları, mekanizmaları veya süreçleri yetkisiz bir şekilde değiştirerek orijinal halinde…

retire

yatmak, çekilmek

Fiiller

Retire, resmi veya edebi bir dille, özellikle geceleyin yatağa gitmek veya bir odada dinlenmek için çekilmek anlamına gelir. Bu kullanım, günlük konuşmada kullanılan 'go to bed' ifadesinden daha resmi…

rip

hızla ilerlemek

Fiiller

Rip fiili, bir yerden bir yere çok hızlı ve genellikle güçlü bir şekilde hareket etmek anlamına gelir. Bu kullanım, özellikle bir aracın veya kişinin havada, suda veya karada büyük bir hızla ve bazen…

rot

saçmalık, anlamsızlık

İsimler

Rot, gayriresmi İngilizcede, özellikle konuşma dilinde, anlamsız, mantıksız veya saçma sapan sözleri ifade eden bir isimdir. Bu kullanım, bir fikrin, iddianın veya söylenen şeyin tamamen temelsiz, saç…

scale

ölçeklendirmek

Fiiller

Scale fiili, bir iş modelinin, sistemin veya operasyonun büyüklüğünü artırmak veya azaltmak, genellikle verimliliği ve kapasiteyi koruyarak büyümeyi yönetmek anlamına gelir. Bu kavram, özellikle tekno…

screen

elemek

Fiiller

Screen, bir grup insanı, başvuruları veya adayları, belirli kriterlere göre inceleyip uygun olanları seçmek veya uygun olmayanları ayıklamak anlamına gelen bir fiildir. Bu süreç genellikle iş başvurul…

screw

siktir et

Fiiller

'Screw' kelimesinin kaba/küfürlü anlamı, birini veya bir şeyi umursamamak, önemsememek veya ondan kurtulmak istemek anlamında kullanılır. Genellikle 'screw it', 'screw you' veya 'screw this' gibi ifad…

slave

esir olmak

Fiiller

'Slave' kelimesi, mecazi anlamda bir kişinin bir şeye, bir duruma veya bir alışkanlığa aşırı derecede bağımlı olmasını ve bunun kontrolü altına girmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi özgür iradesin…

smash

büyük başarı, gişe rekoru

İsimler

Smash, özellikle eğlence sektöründe (film, müzik, tiyatro) beklenenin çok üzerinde bir ticari başarı veya büyük bir halk tarafından kabul görme anlamına gelir. Bir gişe rekoru kıran film veya listeler…

snap

ani sinirlenme, patlama, kontrolden çıkma

Fiiller

Snap, bir kişinin aniden ve kontrolünü kaybederek, genellikle baskı, stres veya tahriş sonucu sinirlenmesi, öfkelenmesi durumunu ifade eder. Bu kullanımda, uzun süre biriken gerginliğin bir anda dışa…