spoil
//spɔɪl//
Çeviri
bozulmak, çürümek
Tanım
Spoil, özellikle yiyecek ve içeceklerin zamanla veya uygun olmayan koşullarda mikroorganizmaların etkisiyle yenilemez, sağlıksız hale gelmesi anlamına gelir. Bu süreç genellikle kötü koku, tat değişimi veya görünüm bozukluğu ile kendini gösterir. Gıdaların bozulması, soğuk zincirin kırılması, son kullanma tarihinin geçmesi veya hava ile temas gibi nedenlerle gerçekleşebilir. Bu kullanım, fiziksel bir değişimi ve tüketim için uygun olmama durumunu ifade eder.
Örnek
“The milk will spoil quickly if you leave it out of the fridge.”
Sütü buzdolabının dışında bırakırsanız çabucak bozulur.
“The heat caused the fruit to spoil before we could eat it.”
Sıcaklık, meyvelerin onları yiyemeden bozulmasına neden oldu.
“Always check the expiration date to avoid consuming spoiled food.”
Boşuna bozulmuş gıda tüketmemek için daima son kullanma tarihini kontrol edin.
“Without proper canning, the preserves will spoil within weeks.”
Uygun şekilde konserve yapılmazsa, reçeller haftalar içinde bozulacaktır.
“The power outage lasted so long that everything in the freezer spoiled.”
Elektrik kesintisi o kadar uzun sürdü ki dondurucudaki her şey bozuldu.
“You can tell the meat has started to spoil by its unusual smell.”
Eti olağandışı kokusundan bozulmaya başladığını anlayabilirsiniz.
“In tropical climates, food tends to spoil much faster.”
Tropikal iklimlerde yiyecekler çok daha hızlı bozulma eğilimindedir.
“The picnic was ruined because the mayonnaise had spoiled in the sun.”
Mayonez güneşte bozulduğu için piknik mahvoldu.
“These chemicals are added to prevent the product from spoiling during transport.”
Bu kimyasallar, ürünün nakliye sırasında bozulmasını önlemek için eklenir.
“Once a jar is opened, the contents can spoil if not consumed promptly.”
Bir kavanoz açıldıktan sonra, içindekiler hemen tüketilmezse bozulabilir.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1bozmak, mahvetmek (keyif, plan, sürpriz vb.)Bu anlama git
- B2şımartmak (çocuk)Bu anlama git
- C1bozulmak, çürümek (yiyecek)(bu sayfa)