spoil
//spɔɪl//
Çeviri
şımartmak
Tanım
Spoil, özellikle bir çocuğu aşırı hoşgörülü davranarak, her istediğini yaparak veya çok fazla hediye vererek disiplinden ve sorumluluktan uzaklaştırmak anlamına gelir. Bu davranış, çocuğun benmerkezci, sabırsız ve kurallara uymakta zorlanan bir birey haline gelmesine yol açabilir. Şımartma genellikle aşırı sevgi gösterme niyetiyle yapılır, ancak olumsuz sonuçlar doğurabilir. Ebeveynler, büyükanne ve büyükbabalar veya diğer aile üyeleri tarafından yapılabilir.
Örnek
“If you give him a new toy every time he cries, you'll spoil him.”
Her ağladığında ona yeni bir oyuncak verirsen, onu şımartırsın.
“Grandparents often spoil their grandchildren with sweets and presents.”
Büyükanne ve büyükbabalar genellikle torunlarını şekerlemeler ve hediyelerle şımartır.
“She was spoiled as a child and now finds it hard to accept 'no' for an answer.”
Çocukken şımartılmıştı ve şimdi 'hayır' cevabını kabullenmekte zorlanıyor.
“Don't spoil the kids by letting them stay up as late as they want.”
Çocukları, istedikleri kadar geç yatmalarına izin vererek şımartma.
“He's an only child and is completely spoiled by his parents.”
O tek çocuk ve ebeveynleri tarafından tamamen şımartılmış.
“Constant praise without any constructive criticism can spoil a child.”
“They are careful not to spoil their daughter, so they set clear rules.”
Kızlarını şımartmamak için dikkatli davranıyorlar, bu yüzden net kurallar koyuyorlar.
“A spoiled child may throw tantrums when they don't get their way.”
Şımartılmış bir çocuk, istediği olmayınca öfke nöbeti geçirebilir.
“It's easy to spoil your firstborn with too much attention.”
İlk çocuğunuzu aşırı ilgiyle şımartmak kolaydır.
“We try to balance love with discipline so we don't spoil our son.”
Oğlumuzu şımartmamak için sevgiyi disiplinle dengelemeye çalışıyoruz.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1bozmak, mahvetmek (keyif, plan, sürpriz vb.)Bu anlama git
- B2şımartmak (çocuk)(bu sayfa)
- C1bozulmak, çürümek (yiyecek)Bu anlama git