screen
//skriːn//
Çeviri
elemek
Tanım
Screen, bir grup insanı, başvuruları veya adayları, belirli kriterlere göre inceleyip uygun olanları seçmek veya uygun olmayanları ayıklamak anlamına gelen bir fiildir. Bu süreç genellikle iş başvurularında, güvenlik kontrollerinde, tıbbi taramalarda veya yarışmalarda ön eleme yapmak için kullanılır. Eleme işlemi, daha ileri aşamalara geçecek kişilerin veya öğelerin kalitesini ve uygunluğunu artırmayı amaçlar. Örneğin, bir şirket yüzlerce başvuruyu eleyerek sadece en nitelikli birkaç adayı mülakata çağırabilir.
Örnek
“All applicants will be screened for relevant experience before the interview stage.”
Tüm başvuranlar, mülakat aşamasından önce ilgili deneyim açısından elenecek.
“The security team screens everyone entering the building for prohibited items.”
Güvenlik ekibi, binaya giren herkesi yasaklı eşyalar açısından eler.
“We need to screen these investment proposals carefully to minimize risk.”
Riski en aza indirmek için bu yatırım tekliflerini dikkatlice elemek zorundayız.
“The committee will screen the candidates based on their academic publications.”
Komite, adayları akademik yayınlarına göre eleyecek.
“Potential donors are rigorously screened for any health issues.”
Potansiyel donörler, herhangi bir sağlık sorunu açısından titizlikle elenir.
“The software automatically screens incoming emails for spam.”
Yazılım, gelen e-postaları otomatik olarak spam için eler.
“They screened out all unqualified participants in the first round.”
Niteliksiz tüm katılımcıları ilk turda elemişlerdi.
“Our hiring process includes screening for cultural fit as well as skills.”
İşe alım sürecimiz, becerilerin yanı sıra kültürel uyum için de eleme içerir.
“The agency screens potential foster parents through home visits and background checks.”
Kurum, potansiyel koruyucu aileleri ev ziyaretleri ve geçmiş kontrolleriyle eler.
“Before the clinical trial, volunteers were screened for pre-existing conditions.”
Klinik araştırmadan önce, gönüllüler önceden var olan rahatsızlıklar açısından elendi.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1ekran (TV, bilgisayar, telefon)Bu anlama git
- B1perde, bölmeBu anlama git
- B2film perdesi, sinemaBu anlama git
- B2taramak, kontrol etmek (fiil)Bu anlama git
- C1eleme, elemek (fiil)(bu sayfa)