screen

//skriːn//

Fiiller
B2

Çeviri

taramak, kontrol etmek

Tanım

Screen fiili, bir şeyi veya bir kişiyi dikkatle inceleyerek, genellikle belirli kriterlere göre potansiyel sorunları, riskleri veya uygunluğu belirlemek anlamına gelir. Bu işlem, güvenlik amacıyla bagajları kontrol etmek, iş başvurularını değerlendirmek, sağlık taraması yapmak veya verileri analiz etmek gibi çeşitli bağlamlarda yapılır. Resmi ve günlük kullanımda yaygındır; bir eleme, seçme veya koruma sürecinin parçası olarak kullanılır.

Örnek

  • All passengers must be screened before boarding the flight.

    Tüm yolcular uçağa binmeden önce taranmalıdır.

  • The company screens all job applicants carefully.

    Şirket tüm iş başvurularını dikkatle kontrol eder.

  • Doctors recommend that adults over 50 get screened for colon cancer regularly.

    Doktorlar, 50 yaş üstü yetişkinlerin düzenli olarak kolon kanseri taraması yaptırmasını önerir.

  • Security personnel screened our luggage with an X-ray machine.

    Güvenlik personeli bagajlarımızı bir X-ray makinesiyle taradı.

  • The software automatically screens incoming emails for spam.

    Yazılım, gelen e-postaları otomatik olarak spam için tarar.

  • We need to screen these candidates to find the most qualified one.

    En nitelikli adayı bulmak için bu adayları kontrol etmemiz gerekiyor.

  • The new policy requires screening all volunteers for a criminal background.

    Yeni politika, tüm gönüllülerin sabıka kaydı açısından taranmasını gerektiriyor.

  • Investors often screen companies based on their environmental performance.

    Yatırımcılar genellikle şirketleri çevresel performanslarına göre tarar.

  • The school nurse will screen the children for vision problems next week.

    Okul hemşiresi gelecek hafta çocukları görme problemleri açısından tarayacak.

  • Before approving the loan, the bank screened his financial history thoroughly.

    Bankası krediyi onaylamadan önce onun finansal geçmişini iyice kontrol etti.

Eş anlamlılar

incelemek
denetlemek
elekten geçirmek
filtrelemek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

accuse

suçlamak

Fiiller

Bir kişiyi bir suç veya yanlış bir eylem işlemekle itham etmek, onu bir kabahatle suçlu olarak göstermek. Resmi bir suçlama veya günlük konuşmada birini bir şeyden sorumlu tutmak anlamında kullanılır.

adapt

uyum sağlamak, adapte olmak

Fiiller

Bir şeyi yeni koşullara, durumlara veya ortamlara göre değiştirmek, ayarlamak veya kendini bu yeni şartlara alıştırmak. Bu süreç fiziksel, davranışsal veya zihinsel bir değişimi içerebilir.

alter

değiştirmek

Fiiller

Bir şeyin durumunu, biçimini, içeriğini veya görünümünü farklı bir hale getirmek, başka türlü yapmak. Genellikle küçük veya orta ölçekli değişiklikler için kullanılır, tamamen yeniden yapmaktan ziyade…

appoint

atamak

Fiiller

Bir kişiyi resmi olarak bir göreve, pozisyona veya işe getirmek; bir görev için seçmek ve tayin etmek. Ayrıca, bir toplantı veya randevu için zaman ve yer belirlemek anlamında da kullanılabilir.

assume

varsaymak, farz etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan kabul etmek veya bir durumun gerçekleşeceğini düşünerek hareket etmek. Ayrıca, bir rolü veya sorumluluğu üstlenmek anlamında da kullanılır.

assure

temin etmek, garanti etmek

Fiiller

Bir şeyin kesinlikle olacağına veya doğru olduğuna dair güvence vermek, söz vermek veya bir durumu garanti altına almak anlamına gelir. Bir kişiyi endişelerinden kurtarmak için güven vermek için de ku…

bind

bağlamak

Fiiller

Bir şeyi başka bir şeye fiziksel olarak sabitlemek, tutturmak veya bir arada tutmak için kullanılan fiil. Ayrıca, bir sözleşme veya yasal yükümlülük altına sokmak, mecazen bir duruma veya duyguya haps…