assure

//əˈʃʊr//

Fiiller
B2

Çeviri

temin etmek, garanti etmek

Tanım

Bir şeyin kesinlikle olacağına veya doğru olduğuna dair güvence vermek, söz vermek veya bir durumu garanti altına almak anlamına gelir. Bir kişiyi endişelerinden kurtarmak için güven vermek için de kullanılabilir.

Örnek

  • I can assure you that the project will be completed on time.

    Projenin zamanında tamamlanacağı konusunda sizi temin ederim.

  • The contract assures us of a steady income for the next year.

    Sözleşme, önümüzdeki yıl için bize düzenli bir gelir garantisi sağlıyor.

  • He assured his mother that he would drive carefully.

    Annesine dikkatli araba kullanacağına dair güvence verdi.

Eş anlamlılar

garanti etmek
güvence vermek
söz vermek
inandırmak

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

accuse

suçlamak

Fiiller

Bir kişiyi bir suç veya yanlış bir eylem işlemekle itham etmek, onu bir kabahatle suçlu olarak göstermek. Resmi bir suçlama veya günlük konuşmada birini bir şeyden sorumlu tutmak anlamında kullanılır.

adapt

uyum sağlamak, adapte olmak

Fiiller

Bir şeyi yeni koşullara, durumlara veya ortamlara göre değiştirmek, ayarlamak veya kendini bu yeni şartlara alıştırmak. Bu süreç fiziksel, davranışsal veya zihinsel bir değişimi içerebilir.

alter

değiştirmek

Fiiller

Bir şeyin durumunu, biçimini, içeriğini veya görünümünü farklı bir hale getirmek, başka türlü yapmak. Genellikle küçük veya orta ölçekli değişiklikler için kullanılır, tamamen yeniden yapmaktan ziyade…

appoint

atamak

Fiiller

Bir kişiyi resmi olarak bir göreve, pozisyona veya işe getirmek; bir görev için seçmek ve tayin etmek. Ayrıca, bir toplantı veya randevu için zaman ve yer belirlemek anlamında da kullanılabilir.

assume

varsaymak, farz etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan kabul etmek veya bir durumun gerçekleşeceğini düşünerek hareket etmek. Ayrıca, bir rolü veya sorumluluğu üstlenmek anlamında da kullanılır.

bind

bağlamak

Fiiller

Bir şeyi başka bir şeye fiziksel olarak sabitlemek, tutturmak veya bir arada tutmak için kullanılan fiil. Ayrıca, bir sözleşme veya yasal yükümlülük altına sokmak, mecazen bir duruma veya duyguya haps…

burst

patlamak, patlama

Fiiller

'Burst' kelimesi, ani, şiddetli ve genellikle yüksek sesle veya enerjiyle gerçekleşen bir açılma, kırılma veya dağılma eylemini ifade eder. Hem fiil hem de isim olarak kullanılabilir. Fiziksel bir pat…