screen
//skriːn//
Çeviri
perde, bölme
Tanım
Screen, bir alanı diğerinden ayıran, genellikle hafif ve dekoratif bir bölme veya örtü anlamına gelir. Bu nesneler, mahremiyet sağlamak, rüzgarı kesmek, güneşi engellemek veya bir mekanı estetik olarak bölmek için kullanılır. Genellikle ahşap, metal, kumaş veya hasır gibi malzemelerden yapılırlar ve hem iç mekanlarda hem de dış mekanlarda (örneğin balkonlarda) bulunabilirler. Bir 'room divider screen' (oda bölme perdesi) mobilya düzenlemesinde sıkça kullanılan pratik bir öğedir.
Örnek
“We placed a decorative screen in the living room to separate the dining area.”
Yemek alanını ayırmak için oturma odasına dekoratif bir perde yerleştirdik.
“The bamboo screen on the balcony provides some privacy from the neighbors.”
Balkondaki bambu perde, komşulardan biraz mahremiyet sağlıyor.
“She changed behind a folding screen while getting dressed.”
Giyinirken katlanır bir bölmenin arkasında üstünü değiştirdi.
“A beautiful silk screen was used to divide the large studio into two sections.”
Büyük stüdyoyu iki bölüme ayırmak için güzel bir ipek perde kullanıldı.
“The old fireplace is hidden behind a wooden screen.”
Eski şömine, ahşap bir perdenin arkasında gizli.
“They bought a room screen to block the view of the cluttered corner.”
Dağınık köşenin görüntüsünü engellemek için bir oda bölmesi satın aldılar.
“The hospital bed was surrounded by a privacy screen.”
Hastane yatağı, bir mahremiyet perdesiyle çevriliydi.
“In summer, we use a mesh screen on the porch to keep insects out.”
Yazın, böcekleri uzak tutmak için verandada bir file perde kullanırız.
“The ornate screen in the hallway adds an elegant touch to the entrance.”
Koridordaki süslü bölme, girişe zarif bir dokunuş katıyor.
“He built a simple screen from reclaimed wood to shield the compost bin.”
Kompost kutusunu gizlemek için geri dönüştürülmüş ahşaptan basit bir perde yaptı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1ekran (TV, bilgisayar, telefon)Bu anlama git
- B1perde, bölme(bu sayfa)
- B2film perdesi, sinemaBu anlama git
- B2taramak, kontrol etmek (fiil)Bu anlama git
- C1eleme, elemek (fiil)Bu anlama git